Kaddafi, başbakanımıza ödül verdi,
Kaddafi’yi linç ettiler. Hüsnü Mübarek, cumhurbaşkanımızla kucaklaştı,
Hüsnü Mübarek’i kafese koydular.
Başbakanımız, Beşar
Esad’la kardeş oldu, o günden beri Suriyeliler birbirini vuruyor.
Cumhurbaşkanımız Pakistan’a gitti, Benazir Butto’yu havaya uçurdular.
Başbakanımız Lübnan meclisinde konuştu, ertesi sabah Lübnan işgal
edildi. Cumhurbaşkanımız Yemen’e gitti, bakanlarımızla birlikte Yemen
türküsünü söyleyip ağladılar, Yemen’de içsavaş çıktı. Başbakanımız
İsrail başbakanıyla el sıkıştı, o gece Gazze’yi vurdular. Ürdün
başbakanı Ankara’ya ayak bastı, Ürdün’e dönmeden istifa etti.
Gürcistan’la yakınlaştık, başbakanımız Saakaşvili’ye sarıldı, ertesi gün
Rusya Gürcistan’a girdi. Suudi Kralı cumhurbaşkanımızla başbakanımıza
madalya taktı, turp gibiydi, felç oldu, aylarca ABD’de hastanede yattı,
zor düzelttiler. Başbakanımız Irak’a gitti, henüz Irak’tayken meclis
basıldı, bakanlar rehin alındı, 45 kişi öldü. Afrika açılımı yaptık, ne
Tunus kaldı kardeşim, ne Fildişi Sahili... El Beşir’e Çankaya Köşkü’nde
mantı yedirdik, Sudan resmen ikiye bölündü. Arjantin devlet başkanı
geldi, gelmeden önce seyahat harcırahı çalındı, dönünce kansere
yakalandığı açıklandı. Arnavutluk başbakanı, bizim başbakanın oğlu
Bilal’in nikâh şahidi oldu, ertesi sabah sancılarla kıvrana kıvrana
hastaneye zor yetiştirdiler, yatırıp safra kesesini aldılar. 2010’u
Japonya yılı ilan ettik, 2011’de tsunamiyle dümdüz oldular, nükleer
santral bile patladı. Cumhurbaşkanımız Güney Kore’ye gitti, 50 sene
sonra ilk defa Kuzey Kore’den füze fırlattılar. Yunanistan başbakanı,
kış olimpiyatımıza geldi, Yunanistan’da halk ayaklanması çıktı, hükümet
istifa etti. Irak Cumhurbaşkanı Talabani, başbakanımızla görüştü,
görüşüş o görüşüş, o günden beri Talabani’yi gören yok, bazı kaynaklara
göre bitkisel hayatta, bazı kaynaklara göre öldü. Romanya başbakanı
geldi, anlaşmalar imzaladı, gidince derhal istifa etti. İspanya
başbakanıyla bizim başbakan medeniyetler ittifakı kurdu, adam siyaseti
bıraktı. Silvio yargılanıyor. Portekiz başbakanı, cumhurbaşkanımızı
karşıladı, el sıkıştı, sonra gitti kendi cumhurbaşkanına istifasını
sundu. Ukrayna’yla vizeleri kaldırdık, Ukrayna başbakanı tutuklandı.
Polonya’yla irtibat kurduk, Polonya devlet başkanının uçağı çakıldı,
rahmetli oldu. Bizim başbakanın Kosova’ya gideceği açıklandı, Kosova
sokaklarına hoş geldiniz pankartları asıldı, bizim başbakan gitmeden 12
saat önce Kosova hükümeti düştü. Cumhurbaşkanımızın Hollanda’ya gideceği
açıklandı, Hollanda prensi çığ altında kaldı, bitkisel hayata girdi,
cumhurbaşkanımız Hollanda’ya gitti, Hollanda hükümeti istifa etti,
Hollanda Kraliçesi iadeiziyarete Ankara’ya geldi, prens öldü, Hollanda
Kraliçesi tahtı bıraktı. Başbakanımızın ABD’ye gideceği açıklandı,
başına gelecekleri tahmin eden Obama beyzbol sopasını çıkardı, gezi
iptal oldu. Başbakanımız ısrar etti, ABD’ye illa gitti, henüz dönmeden
kasırga çıktı, insanlar öldü, Oklahoma afet bölgesi ilan edildi.
Cumhurbaşkanımız İsveç’e gitti, külkedisi olarak tanınan İsveç prensesi
şak diye öldü, cumhurbaşkanımızı korumakla görevli olan İsveçli
polislerden biri motoruyla kanala uçtu, o da öldü. Başbakanımızın El
Fetih’le Hamas arasındaki sorunları çözmek için Filistin’e gideceği
açıklandı, duyulması bile yetti, Filistin hükümeti istifa etti.
*
NATO
genel sekreteri geldi, otelin banyosunda düştü, omzu çıktı. Rusya
dışişleri bakanı geldi, otelde merdivenden yuvarlandı, sol eli bilekten
kırıldı. Gürcistan cumhurbaşkanı geldi, gelmişken burda kamp yapan
Gürcistanlı bisikletçileri ziyaret etti, bisikletten düştü, kolunu
kırdı. Burkina Faso dışişleri bakanı geldi, bizim dışişleri bakanıyla
ortak basın toplantısı yaparken, bizimki lafı uzattı, adam ağaç gibi
devrildi, bayıldı, hastanede güç bela ayılttılar.
*
Mursi’ye gittiler, sırtını sıvazladılar, Mısır’da darbe oldu, Mübarek’i kafesten çıkardılar, Mursi’yi kafese koydular.
*
Başbakanımız,
olimpiyat oylaması için Arjantin’e gitti, merhabalaştılar, Arjantin
devlet başkanı beyin kanaması geçirdi. Olimpiyatı Tokyo kazandı, bizim
başbakan Tokyo’yu tebrik ediyorum dedi, Tokyo valisi istifa etti.
*
Güney
Afrika’yla vizeleri kaldırdık, olan Mandela’ya oldu. Angelina Jolie
bizimkilerin elini sıktı, gitti memleketine göğüslerini aldırdı.
*
Cumhurbaşkanımız
Almanya cumhurbaşkanını Kayseri’de ağırladı, bilahare, Almanya’ya
iadeiziyarete gitti, neticede Almanya cumhurbaşkanı istifa etti. İspanya
başbakanı Türkiye’ye geldi, bakalım İspanya hükümetinin başına ne
gelecek diye merak ediyorduk, bu sefer iş Kral’a patladı, İspanya
Kralı’nın kızıyla damadını yargılamaya başladılar. Cumhurbaşkanımız
Letonya’ya gitti, akabinde, Letonya’da süpermarket binası çöktü, 54 kişi
öldü, Letonya hükümeti istifa etti.
*
Fransa cumhurbaşkanı
mis gibi oturuyordu Paris’te, durup dururken Ankara’ya gelmeye niyet
etti, gelmeden üç gün önce sevgilisiyle yakalandı, first lady hastanelik
oldu, ayrıldılar.
*
Cumhurbaşkanımız İtalya’ya gitti,
İtalya hükümeti istifa etti. Cumhurbaşkanımız Roma’da kalmış, çok
istemesine rağmen, hava muhalefeti nedeniyle Floransa’ya gidememişti.
Sanırım İtalya’nın en şanslı şehri Floransa diye düşünmüş olmalılar ki,
Floransa belediye başkanına hükümeti kurma görevi verdiler.
*
Başbakanımız,
Ukrayna devlet başkanı Yanukoviç’i Ankara’da ağırladı, ikisi birlikte
Esenboğa havalimanına gidip, ortaklaşa üretim yapmayı planladıkları
Antonov tipi uçağı incelediler. Ukrayna’da içsavaş çıktı, ölü sayısı
100’e yaklaşıyor, Yanukoviç ya istifa edecek, ya kaçacak, ya da kıstırıp
öldürecekler. Bizim Antonov’un durumu belirsiz yani.
*
Bu yazı dizisine ilk başladığımda, dört beş örnekten ibaretti. Bu hale geldi.
30 Mart’ta bi daha seçersek, ne hale geleceğini Birleşmiş Milletler düşünsün gari.
Yılmaz ÖZDİL, Hürriyet,
22 Şubat 2014