ben dinazorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ben dinazorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.4.16

Geldik, yedik, bitirdik!

İthal tohumların toprağın façasını bozmadığı yıllardı.
Diyarbakır karpuzunun tohumu ABD’den, Beypazarı havucununki İsrail’den, Urfa biberi Meksika’dan, Ayaş domatesi Fransa’dan gelmezdi...
Çengelköy’de Kaliforniyalı değil, yerli hıyar yetişirdi. [Haber görseli]
Topatan kavunumuz vardı henüz. Kara karpuzumuz vardı, çatırdatınca ses veren.
Patatesimiz vardı, kütür kütür, sapsarı.
Domatesimiz iri, sulu ve kokuluydu. Bıçağın tersini sürtünce derisine, etinden incecik sıyrılırdı kabuğu. Özü öylesine kırmızıydı ki, Yeşilçam filmlerine kan efekti sunardı!
Ankara, Cumhuriyetin kalbi ve kalesi, tertemiz bir memur kentiydi.
Daima demokrat İzmir, Ege’nin incisi.
Yazarların, ozanların yetiştiği Adana ovasında dünyanın en kaliteli pamuğu ekilir, toplanırdı.
Turunç kokulu bir yeryüzü cennetiydi, Antalya.
Karadeniz kıyısında çay ekilen gürbüz topraklarımız, henüz zehirlenmemişti.
Serhat burcu Edirne’de meyve kokulu sabunlar üretilir; Trakya’da kekikle beslenmiş kuzular yetişir, manda sütünden bıçakla kesilen yoğurt ve sakız rayihalı tereyağı yapılırdı. 

***
İstanbul yine en kalabalık, en pis, en zor ve haşmetin sefalete karıştığı şehirdi.
Ama betona gömülmemişti, daha. Baharda erguvanların şavkıdığı bir deniz nehri geçiyordu, iki göğsünün arasından.
Alaaddin Yavaşça’nın “şen gönüller yatağı” henüz yağmalanmamıştı. Boğaziçi zümrüt bir gerdanlıktı, İstanbul’un bağrında...
Yıl 1962, Maurice Pialat 37 yaşındaydı. Kısa metrajlı belgeselleriyle tanınmaya başlamıştı.
Como Film’in sahibi Samy Halfon ise “Hiroşima Sevgilim” gibi ölümsüz filmlerin prodüktörüydü. Tam da o yıl, Alain Robbe-Grillet’nin İstanbul’da çekilen ve Sezer Sezin ile Ulvi Uraz’ın da rol aldığı “Ölümsüz Kadın” filminin yapımcılığını üstlenmişti. Belki filmdeki mekânın etkisinde kaldığı için, Pialat’ya bir dizi İstanbul belgeseli ısmarladı. 

***
Maurice Pialat, İstanbul’a geldi. Meraklı bir şaşkınlıkla seyrettiği İstanbul’un hallerinden 1962 ile 64 arasında, altı bölümlük bir dizi belgesel çekti. Kımıl kımıl bir kentin bazen görkemli, bazen zavallı büyüsünü; Gerard de Nerval’in, Stefan Zweig’ın metinleri ve Nâzım Hikmet’in şiirleriyle mıhladı.
Boğaziçi, Bizans, İstanbul, Haliç, Galip Usta ve Pehlivan başlıklarını taşıyan belgesel dizisini, bugün seyretmek inanın çok acı veriyor. Çünkü 1962’den bu yana İstanbul’un uğradığı talan ve tecavüzde kaybettiği doğal güzelliği, hatta uygarlığı gözler önüne seriyor.
1691 yıllık bir tarihe saygısız ve görgüsüz bir kalabalığın kemirdiği bu şehirde, bir zamanlar “su tadıcıları” olduğunu bilir miydiniz?
Zayfiyet için Fırat’tan, yorgunluk için Tuna’dan damacanalarla sular taşınıp içildiğini; 1833 tarihli Nil suyunun en leziz su olarak mumlu mühürlü şişelerde satıldığını anlatıyor Maurice Pialat, İstanbul filminde... 

***
En vurucu bölümü, Nâzım Hikmet’in dizeleriyle “Galip Usta” başlıklı bölüm olan bu belgesel o yıllardan bugüne herhangi bir televizyonda yayımlandı mı, kısa metraj festivallerinde gösterildi mi, bilmiyorum. Ama YouTube’da tamamına ulaşılabiliyor.
İlk uzun metrajını ancak 1968’de çeken Maurice Pialat, 1983’te “Aşklarımıza” filmiyle Cesar ve 1987’de “Şeytanın Güneşi Altında” filmiyle Altın Palmiye ödüllerini aldı; dünyaca ünlü bir yönetmen oldu ve 2003’te öldü.
Kısa metraj dalında bir başyapıt sayılan İstanbul belgeselinde zamanın yoksul varoşları ve kepaze altyapıyı atlamamış; kenti “Kulislerini gezmeden görülmesi gereken bir tiyatro sahnesi” diye tanımlamıştı.
Bugün varoşların kemirdiği İstanbul’u görseydi, “Sahne yıkılmış, tiyatro kulislerden ibaret!” derdi. 

“Kentler çocuk gibidir. Uyurken ışık açık bırakılır.”
JACQUES SAVOIE  

 Mine G. Kırıkkanat, Cumhuriyet, 10 Nisan 2016 Pazar

13.1.14

‘Yetmez Ama Evet’çiler İçin Ağıt…

Sizleri herhangi bir zaman bağışlayabileceğimi hiç sanmıyorum.
Tıpkı bir zamanlar, bir gün gelip de birilerini kullandıkları oydan dolayı suçlayabileceğimi de hiç sanmadığım gibi.
Ama bir gün geldi, sizlerin “yetmez, ama evet” oylarınız, sonuçları bakımından yalnızca birer oy olmaktan çıkıp, “ve hatta hıyanet”in tehlike çanlarına dönüştü.Üstelik büyük çoğunluğunuz bakımından bu oylar, yalnızca bir defaya özgü “kazalar” olmakla kalmayıp, bu ülkenin aydınlarının bir bölümü için epey eskiden bu yana artık teamüle dönüşmüş bir tavrın, başka deyişle hep idareimaslahattan yana bir tavrın yeni göstergeleriydi. Çünkü sizler, yani o bilinen anayasa oylamasında “yetmez ama evet”leri pusulalara basanlar, en önemli ülke sorunları söz konusu olduğunda bile her zaman açık seçik ve kararlı bir tutumdan yana değil, fakat hep suya sabuna fazla dokunmamaktan yana oldunuz. Üstelik böyle bir tutumu örneğin “tarafsızlık” ya da “aydın tavrı” diye adlandırmaktan da hiçbir zaman çekinmediniz.Şimdiye kadar nerelerde olmadınız ki?
Kısaca söylemek gerekirse, göze çarpabileceğiniz, hemen görülebileceğiniz, sütunlara ve ekranlara yansıyabileceğiniz her yerde, ama her yerde vardınız. Kendinizi hep “aydınlar” diye nitelendirdiniz, fakat kimi zaman bazı yerlerde olmamanın da çok güçlü bir aydın tavrı ve militan bir eylem niteliğini kazanabileceği gerçeği hiçbir zaman geçerli olmadı.
Ülke, iktidar tarafından hızla bir din devletine dönüştürülürken bu durumdan içtenlikle kaygı duyanların: “Bu kadarı artık biraz fazla olmuyor mu?” şeklindeki sorularına, “Ama neden? Ben akşamları pekâlâ rakımı içebiliyorum!” yanıtını vererek, nasıl bir gaflet uçurumunun kenarında olduğunuzu kendiniz sergilediniz.
Kapkara güçler, Mustafa Kemal’in cumhuriyetinin mezarını kazarken ve o cumhuriyetin tüm kazanımlarını yıkarken, sizler ortaya “İkinci Cumhuriyetçiler” kimliğiyle(!) çıktınız ve cumhuriyetinizin ilk “icraatı” olarak “Artık Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalizm de eleştirilebilir ve eleştirilmelidir!” saptamasında bulundunuz. Bunun hemen ardından da gündeme “Mustafa Kemal’in bir diktatör olup olmadığı” sorusunu getirdiniz. Bunları yaparken, İstiklal Savaşı’nın en kritik günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki hasımlarının gayretiyle Başkomutanlık süresi uzatılmayan Mustafa Kemal’in, emrindeki ordularla o Meclis’i susturacak yerde cepheden ayrılıp Ankara’ya geldiğini ve Meclis’ten resmi uzatma talebinde bulunduğunu unutup, böyle bir insanın nasıl diktatör olabileceğini düşünmediniz. Tıpkı Birinci Cumhuriyet’in neden yıkılmış olabileceğini de düşünmediğiniz gibi. Ama bütün bunları zaten isteseniz de düşünemezdiniz, çünkü düşünme yetileriniz hep akşamları içkilerinizi rahat yudumlayabilmekle ve muktedirin kapısında “akil adamcılık” oynamakla sınırlı kaldı.
Sonunda “Kemalizmin vesayetinden(!)” kurtarmakla övündüğünüz ülkeniz, şimdilerde tarihte eşi görülmemiş yolsuzluk fırtınalarının esareti altına girdi. Bilincinden tümüyle yoksun olduğunuz o tarih, inanın ki sizleri asla bağışlamayacak!  
Ahmet Cemal, Cumhuriyet, 13 Ocak 2014

12.1.14

‘Görsel Efekt Gazeteciliği’ ve Özkök

AKP liderliğinin kendisini kanıtlaması gereken kritik yıllarında ona bol keseden kredi açanlar, bugün öyle portreler çiziyor ki; insan klinik bir “Dr. Jekyll ve Mister Hyde” profiliyle karşı karşıya olduğunu düşünüyor.
Örneğin ilk döneminde “çağdaş demokrasi” adına temayüz eden bir “Dr. Jekyll Erdoğan” varmış da...
Çağdaşlık gömleğini” çıkarıp sonra aniden “Milli Görüş gömleğini” üstüne geçiren bir Hyde’la karşılaşılmış gibisine…
Hürriyet’te Ertuğrul Özkök dün gene böyle bir yazı yazdı…
Özkök’ün yazısı, Türkiye’nin AB kapısına gelip dayandığı günle başlıyor…
2004 yılı… 16 Aralık’ı 17’ye bağlayan uzun gecenin sabahına doğru… Ben ve eşim Brüksel’den gelen karar üzerine ayağa fırlayıp birbirimize sarılıyoruz. AB, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlatma kararı almış. Gülümsün’ün sevinç çığlıklarını işitiyoruz. Türkiye’nin 150 yıllık Batı yürüyüşü, sonunda aydınlık bir yola giriyor.
Kayınvalide de bu arada sevinç içinde arayıp Özkök’e şunları söylüyor:
Bu insanlara kızıyordum ama lütfen Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül’e benim adıma, Türkiye adına teşekkür et…
Biz evde birbirimize sarılıyoruz” diye devam ediyor o yılların genel yayın yönetmeni: “Türkiye sımsıkı birbirine sarılıyor. Cumhuriyetin ‘Kaynaşmış, bütünleşmiş milllet’ ideali belki de tarihimizde ilk defa hakikat oluyor.”
Özkök sonra yazıyı, bugün yaşananlara şöyle getiriyor: “Bir başka 17 Aralık, başka bir Türkiye’ye uyanıyoruz. O 9 yılda neler değişmiş? Türkiye… (özetle!) Avrupa şartlarını imzalayıp hukuk devleti’ olma sözü vermişken bir anda özel yetkili mahkemelerin yarattığı engizisyona girmiş, Silivri’de bir 21. yüzyıl Gulag’ı kurulmuş… O çağdaş şahsiyet (Erdoğan!) gitmiş, miladı kendisiyle başlatan, kendi dışında herkesi inkâr eden, dışlayan, horlayan, aşağılayan, herkese yukarıdan bakan bir nefret ve öfke seli, her gün televizyonlardan evlerimize fışkırıyor” vs... 

Ne o Erdoğan vardı, ne o AB Yazıyı okurken şunu düşündüm: 2004’te 10 yaşında olan 20 yaşındaki gençler, tarihin gerçekten böyle gelişmiş olduğunu düşünebilir…
Oysa alakası yok!
Ne öyle bir Erdoğan vardı…
Ne Türkiye’ye kapı açan öyle bir Avrupa…
Sorun Erdoğan’ın, bir kişilik bozukluğu olan “Dr. Jekyll ve Mr. Hyde” vakasından kaynaklanmadı...
Sorun Ertuğrul Özkök gibi hep konjonktüre göre şerbet veren aydınların görüş bozukluğunda oldu...
Erdoğan başbakan olur olmaz ayağının tozuyla örneğin bir genç meslektaşımızı, “ağzın leş gibi içki kokuyor!” diye herkesin içinde paylamış ve aşağılamıştı. AB’yle masaya otururken daha zinayı yeniden suç yapmayı denemiş, bunun için harekete geçmişti.
Musa Kart’a “kedi karikatürü” nedeniyle dava açılan tarih; Özkök’ün “milat aldığı” 2004’ün Mayıs ayıydı…
Tayyipler Âlemi” karikatürü için Penguen dergisine keza, akabinde de Leman dergisine başbakan 2005’te dava açmıştı.
Karikatüre dava açan başbakanla demokrasi nereye kadar?” sorusunu o yıllarda bizler çok sormuştuk ama sesimiz hep boşlukta yankılanmıştı. 

Tarih nasıl bu kadar çarpıtılır? Başbakanın “çağdaşlık abidesi” diye takdim edilen ilk döneminde daha bir çiftçiye “ananı al da git!” fırçası çekmesi, AKP liderinin önüne çıkan herkesi günün birinde “öfke ve nefret seliyle” karşılayabileceğine dair alarm zilleri çalmaya yetmedi...
Özkök ve o yıllarda AKP iktidarına Özkök gibi koltuk çıkanlar; bizim bu gördüklerimizin hiçbirini nedense görmedi.
Eski genel yayın yönetmeninin “17 Aralık Bayramı” diye ayrıca yere göğe koyamadığı bir bayram da hiç olmadı.
Hani “Kadınlar sevdim hiç yoktular” misali.
Hürriyet yazarının evinde kutladığı bayramın aslı astarı da yoktu.
Erdoğan iktidarıyla sade “göz boyama” amaçlı “açık uçlu” bir “özel statü” anlaşması yapılmış, anlaşma Türkiye’ye dayatılmıştı.
Avrupa’nın “bon pour l’orient” Ankara açılımının bu nedenle blöften ibaret olduğunu; sırf dostlar alışverişte görsün diye açılan müzakerelerin yalnız geyik olduğunu o yıllarda biz defalarca söyledik ve yazdık.
Türkiye’nin aslında var olmayan Avrupa bayramının keyfine limon sıktığımız için, ne dinozorluğumuz, ne laik teyzeliğimiz, ne darbeciliğimiz kaldı…
Fol yok yumurta yokken Özkök gibi kendi kendine gelin güvey olanlar “demokrat”, biz “kara gözlüklü gazeteci” olduk…
Ne var ki sonunda en “kara gözlüklü senaryolar”gerçek oldu…
AB’nin geyik dahi olamadan rafa kaldırılan müzakerelerinin AKP iktidarına sadece gaz vermek için başlatıldığı; AKP’nin sırf içerdeki askerleri etkisiz kılıp “bildiği kendi ajandasıyla” yola devam etmek için bu işe girdiği anlaşıldı.
Geriye, bağlayıcı olmayan “Avrupa Senedi” anlaşma törenin “görsel etki” yaratan sararmış fotoğrafları kalıyor ki “Jekyll nasıl Hyde oldu?” portresini güçlendirmek için Özkök bunu da kullanmış…
Bir tarih nasıl bu kadar çarpıtılır? Pes doğrusu!
Söylenecek daha çok şey var ama burada kesmek zorundayım.
Adalar Belediyesi’nin Heybeli’deki “Gazeteciler Günü”ne katılacağım. Bir yüzyıl içinde katledilen 64 gazeteci ile hapisteki meslektaşlarımızı anacağız…
Onlar için denize karanfiller bırakacağız.
Ve bu memlekette gazeteciliğin neden bu kadar zor olduğunu, doğruyu yazıp çizen gazetecilerin neden dokuz köyden hep kovulduğunu, sürgün yediğini, işten atıldığını ve dahi öldürüldüğünü konuşacağız.
Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 12 Ocak 2014

28.3.13

Solun tanınmış isimleri ülkücü camia aynı metne imza attı

Türk Milleti ifadesinin Anayasa’dan çıkartılması hazırlıklarına karşı ayağa kalkan 300’ün üzerinde bilim, devlet, siyaset ve edebiyat insanı ile emekli askerler ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin yöneticileri bir bildiri yayınlayarak, “Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz” uyarısında bulundu.   Bildirinin içeriği kadar, bu bildiriye imza atan isimler de dikkat çekici bir kompozisyon oluşturdu. Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say’ın babası, aynı zamanda “Türk Solu”nun kurucularından Ahmet Say’la, MHP’li ve “Doğu’nun Başbuğu” diye bilinen Yılmaz Durak, Türk Milleti için bir araya gelmiş oldu. Keza solun tanınmış isimleri Prof. Mümtaz Soysal, Prof. Cevat Geray, Prof. Sina Akşin, Prof. Şükrü Sina Gürel, Şahin Mengü ile MHP’nin merhum lideri Alparslan Türkeş’in kızı Prof. Umay Türkeş, tanınmış yazar Emine Işınsu, Sadi Somuncuoğlu, Prof. Ümit Özdağ, Abdülhaluk Çay, Enis Öksüz, Yaşar Okuyan gibi ülkücü simalar da bu bildiride buluştu.

“Türk Milletine Çağrı” bildirisine imza atan dikkat çekici diğer isimlerden bazıları da şunlardı:
“Halil İnalcık, İlber Ortaylı, Alev Alatlı, Hüsamettin Cindoruk, Mustafa Destici, Osman Pamukoğlu, Özcan Yeniçeri, İlhan Kesici, Anıl Çeçen, Zekeriya Beyaz ,Ufuk Söylemez, Hasan Celal Güzel, Yaşar Yazıcıoğlu, Hasan Ünal, Mustafa Gazalcı, Vural Savaş, Talat Şalk, Nuh Mete Yüksel, Osman Kaçmaz, Cevdet Saral, Saffet Arıkan Bedük, Nejat Eslen, Silivri’de tutuklu emekli Tuğgeneral Ali Aydın.” Edebiyat ve medya dünyasından ise “Yavuz Bülent Bakiler, Mustafa Mutlu, Rıza Zelyut, Ahmen Batur, Arslan Bulut, Aslan Tekin ve Fahrettin Fidan” gibi çok sayıda isim bildiriye imza attı. Prof. Dr. Mustafa Kafalı, Prof. Dr. Bican Ercilasun, Prof. Dr. Ümit Özdağ, Prof. Dr. İskender Öksüz ile Devlet eski Bakanı Sadi Somuncuoğlu'ndan oluşan tertip komitesinin organizasyonuyla gerçekleştirilen çağrı, bugün Ankara Sürmeli Oteli’nde kamuoyuna sunuldu.
Bildiriyi okuyan Prof. İskender Öksöz, “300 kişi adına konuşuyorum. Burada yazılanlar hiçbirimizin tek başına fikri değil, hepimizin ortak fikridir” dedi.
Çağrı metninde şu ifadeler yer alıyor:
Aşağıda imzası bulunan bizler, Türk Milleti'nin aklı selimine sesleniyor, tarihin bu dönemecinde Türk Milleti adına hareket edenleri aşağıdaki hususlarda uyarıyoruz;
1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.
2- Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz.
3- Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayıp Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.
İşte alfabetik sırayla o 300 isim:
Alev Alatlı- Yazar             
Prof. Ahmet Bican Ercilasun            
Prof. Ahmet Gökçen
Prof.Dr.Ahmet Çolak
Prof. Dr. Öğretim Üyesi                 
E. Tuğgeneral Ali Aydın
Devlet eski Bakanı Prof. Abdülhaluk Çay
Prof. Atilla Aydınlı- Bilkent Ünv.
Dr. Abdülkadir Sezgin- Diyanet İşleri Başkanlığı eski Başmüfettişi
Prof. Ayşe Filiz Yavuz Avşar             
Prof. Dr. Ahmet Yörük- İstanbul Üniv.                
Prof. Anıl Çeçen
Anıl Çeçen                 
E. Tümgeneral Alaettin Parmaksız        
Aziz Bozatlı- Eski Orman Böl. Md.            
A. Yağmur Tunalı- TRT Programcı, Yazar
Abdülkadir Baş- Eski Nevşehir Milletvekili,
Adil Aşırım- Eski Iğdır Milletvekili,
Ahmet Yabuloğlu- Yeniçağ Gazetesi İcra Kurulu Başkanı
Ahsen Batur- Yazar, yayıncı                     
Ahmet Say- Müzik Eğitimcisi ve Yazarı
Arslan Bulut- Gazeteci, yazar, hukukçu            
Doç.Dr. Alp Aslan Kıraç                
Aslan Küçükyıldız- TRT Programcı          
Dr. Aslan Tekin- Gazeteci,Yazar
Ali Er- Eski İçel Milletvekili,
Op.Dr. Ali Bektaş
Aygutşat Selçuk- Kocaeli Türk Ocağı Başkanı
Adnan Adıvar Ünal- Emekli Öğretmen, Eski Alaca Belediye Bşk.
Ali Rıza Kaplan- Avukat, İMAG Bşk.
Aslan Ali Hatipoğlu- Eski Amasya Milletvekili,
Ahmet Çetinkaya- Erciyes Ün.Hastaneleri Kurucu Baş Müd.
Ali Şahin Fevzioğlu- İnş.Yük. Müh.-Kayseri Tic.Odası Meclis Bşk.V.
Adnan Öztürk- Erciyes Ün.250 Üyeli Öğr.Üyeleri Der. Bşk.
Prof. Dr. Aydın Durmuş
Prof. Dr. Abdurrahman Güzel- Başkent Ünv.
Prof. Dr. Ali Pancar- Prof. Dr. 19 Mayıs Ünv.
Ali Bademci- Araştırmacı Yazar
Prof. Ahmet Saltık- Ankara Üniversitesi
Opr. Dr. Aytekin Ertuğrul
Alper Tunga Bacalan- Avukat, Antalya Barosu Bşk.
Prof. Dr. Ali Ercan- Savunma Sanayi E. Müsteşarı
Ali Nejat Ölçen- E. İstanbul Milletvekili
Ahmet Erdem- E. Teftiş Kurulu Bşk.
Baki Tuğ- E.Hak.Alb. Eski Bakan, Ankara Milletvekili
Bahattin Atila- E. Genel Müdür M.E.B. MASTÖB Bşk.
Prof. Dr. Bilge Ercilasun
Bayram Dede- Avukat
Barış Bilgin Dilmen- Yurt Partisi Genel Bşk. Yrd.
Prof. Dr. Beşir Şahin- Çukurova Ünv.
Doç. Dr. Bayram Durbilmez- Kayseri Türk Ocağı Şubesi Bşk.
Prof. Bige Sükan- Ankara Ünv.
Behiç Çelik- E. Vali ve Eski Milletvekili
Cemalettin Durmaz- Emekli İmam
Cengiz Atak- Eski MTA Genel Müdürü
Prof. Dr. Cevat Geray
Cemil Karababa- Ressam
Doç.Dr.Cüneyt Çırak
Prof.Dr. Cemal Kurnaz- Gazi Üniversitesi
Cevdet Saral- E. Emniyet Müdürü
Prof. Dr. Çetin Çelenk
Çınar Çoşkunserçe- Gazeteci
Durhasan Koca- Türk Boyları Konfederasyonu Genel Başkanı
Prof. Dr. Doğan Kargül         
Dursen Gürgür- Türk Ocakları Gn. Mrk, Hanımlar Kolu 
Dursun Dağaşan- E. Posta Genel Müdürü
Duran Aydoğmuş- Şair-Yazar
Edip Özbaş- E. K.Maraş Milletvekili, Hukukçu
Dr. Erhan Aktaş
Emine Işınsu- Yazar, edebiyatçı                  
Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı- Eski Muğla Üniv.Rektörü, Prof. Dr.
Prof. Enis Öksüz- Eski Ulaştırma Bak.
Doç.Dr. Ezgi Günay- Gazi Üniversitesi
Ekrem Aksoy- Mühendis, Ülkü-Tek Genel Başkanı
Erol Gürsoy- Eğitimci, Aydınlar Ocağı Sakarya
Doç.Dr. Ertan Sait Kurtar- 19 Mayıs Ünv.
Ergül Ünal- Harita Mühendisi, TPB İzmir Şubesi Bşk.Yrd.
Erol Günsoy- İş adamı
Erdal Karademir- 22. Dönem İzmir Milletvekili
Ertuğrul Toygar- Samsun Yörükleri Day.ve Kült.Der. Bşk.
Prof. Dr. Erdem Koç
Esat Bütün- K.Maraş E. Milletvekili                 
Doç. Dr. Fatma Gülşen
Fahrettin Beşli- Yörük Türkmen Der.Federasyon Bşk.
Fahrettin Fidan- Gazeteci
Gökhan Çapoğlu- ANSAY Genel Başkanı, eski Milletvekili, Prof. Dr. Öğretim Üyesi                          
Gürsel Yıldız- Gemi İnşa Mühendisi
Prof. Dr Güzide Turanlı
Prof. Dr. Güler Somer
Hakan Paksoy- Milli Düşünce Merkezi Yön. Kur. Üyesi
Prof. Hanım Halilova- Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Halil Turgut
Hasan Ali Tutkun- Eski Amasya Milletvekili,
Hasan Celal Güzel- Eski Milli Eğitim Bakanı, Milletvekili, Başbakanlık Müsteşarı, Yazar, yayıncı
Prof. Dr. Hasan Ünal
Hüsamettin Cindoruk- TBMM eski Başkanı, Hukukçu
Prof. Hüsnü Yusuf Gökalp- Tarım eski bakanı
Hüseyin Özbek- İstanbul Barosu Genel Sekreteri
Hasan Salih Akkurt- Büyük Çekmece Türk Ocağı Bşk.
Hüsnü Sıvalıoğlu- Balıkesir eski milletvekili
Hüseyin Avni Güler- Eski Milletvekili
Hasan Hüseyin Namaz- Kütahya Yörük Türkmen Dernekleri Bşk.
Prof. Dr. Haluk Tokuçoğlu- Dekan, Sağlık Bak. eski Müsteşarı
Halil İbrahim Oral- Bitlis E. Mv.
Hamit Köse- Şehit Aileleri Federasyon Bşk.
Halit Can- Maltepe Türk Ocağı Bşk.
Hicabi Koçak- Emekli Memur
Prof. Dr. Halil İnalcık- Bilkent Ünv.
Hamit Sekman- Erzincan Baro E. Bşk.
Prof. Hasan Önder
Dr. Hakan Kızılaslan- Ufuk Ünv.
Hamit Saraç- Bursa Türk Ocağı Şubesi Bşk.
Hüseyin Rahmi Tan- İnş Müh. İşadamı
İbrahim Doğan- Türkiye Sağlık Çalışanları Eğitim ve Dayanışma Vakfı Genel Bşk.                   
Prof. İbrahim Öztek
İbrahim Metin- Araştırmacı, Yazar                           
Prof. Dr. İlber Ortaylı                      
Prof. Dr. İskender Öksüz                     
İbrahim Okur- Makine Yük. Mühendisi, İş Adamı, Yazar
Prof. İbrahim Tellioğlu- 19 Mayıs Üniversitesi
İsmet Atik- Eski YÖK Gen. Sekreter Yrd.
İbrahim Yaşar Dedelek- Devlet eski Bakanı, Eskişehir E. milletvekili
İkbal Vurucu- Yazar
İlhan Aküzüm- Turizm ve Devlet eski Bakanı
İlhan Kesici- Bursa eski Milletvekili-İktisatçı
İlker Tuncay- Tarım eski Bakanı, Ankara/Çankırı E. Milletv.
İsrafil Çelik- Türk Aydınları Vakfı Genel Bşk.
Prof. İnan Güler- Gazi Ünv.
İsmail Bozkurt- Kayseri Milli Eğt.E.Müd.-Yazar
İbrahim Yılmaz- Kayseri E. Milletvekili
Prof. Dr. İbrahim Uzmay
Prof. Dr. İsa Özkan- Gazi Ünv.
İzzet Polat Arolat- ADD Genel Sekreteri
Prof. Dr. Kazım Kopraman
Prof. Dr. Kaan Aydos                           
Kamil Aydın- Emekli Müftü                                 
Doç. Dr. Kenan Kırkpınar                         
Kerim Taş- İşadamı
Kerim Yılmaz- Avukat E. Ağır Ceza Reisi                                 
Doç. Dr. Kutluk Kağan Sümer
Kürşat Karacabey- Avukat   
Prof. Dr. Kenan Erzurumlu- 19 Mayıs Ünv.
Prof. Dr. K.Tuncer Çağlayan- Türk Ocağı Samsun Şubesi Bşk.
Kürşat Şendal- Yazar
Prof. Dr. Kemal Üçüncü- KTÜ
Prof. Dr. Kadir Aydın- 19 Mayıs Ünv.
Dr. Levent Başyiğit- Isparta Türk Ocağı Bşk.
Prof. Dr. Lütfi Çakmakçı- E. Dekan
Dr. Metin Sancaktar                         
Prof. Dr. Metin Karaörs                    
Mustafa Gazalcı- Denizli E. Milletvekili
Prof. Dr. Mahir Nakip- Erciyes Ünv.
Prof. Dr. Mehmet Öz- Türk Ocakları Genel Başkanı
Miraç Akdoğan- Malatya E. Milletvekili
Mesude Öney- Emekli Öğretmen          
Mehmet Ceylan- Sivas E. Milletvekili, İş Adamı      
Doç. Dr. Murat Hatipoğlu         
Macit Güngör- Eğitimci, Türk Eğitim Sen Yöneticisi
Prof. Dr. Mümtaz Soysal- Dışişleri E. Bakanı
Prof. Dr. Mahmut Şahin- 19. Mayıs Üniversitesi
Prof. Dr. Mustafa Kafalı
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aksoy
Mustafa Arslan- Gazeteci, yazar
Müge Gülses- E. Bankacı
Mustafa Destici- Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı (BBP)
Prof. Dr. Mustafa Erkal- İstanbul Aydınlar Ocağı Gen. Bşk.
Mehmet Gündüz- Emekli Öğretmen
Mehmet Karataş- Konya Ülkü Bir Genel Bşk.
Mustafa Kemal Yurttutan- İşadamı            
Mustafa Turgay Tüfekçioğlu- Araştırmacı-yazar
Prof. Dr. Mustafa Arıca
Mustafa Erkal- E. Vali
Müfit Öner- Milli Düşünce Merkezi Gen. Bşk. Yard.
Müyesser Yıldız- Gazeteci – Yazar
Münire Akat- İngilizce Öğretmeni
Meriç Coşkun- Eskimeyen Dostlar Genel Koordinatörü
Mustafa Öztürk- Bilgiyurdu Eğt.Kültür Der.Bşk.
Mustafa Dağ- Dağder Genel Bşk.
Müfit Özdeş- E. Büyükelçi
Doç. Dr. Mustafa Çağatay Tufan
Mustafa Mutlu- Vatan Gazetesi Yazarı
Mehmet Saral- Yazar
Mehmet Soyipek- Avrasya Metal İşçileri Send. Gnl Sekrt.
Mesut Erdoğan- Avukat, Nevşehir Türk Ocağı Şubesi Bşk.
Nevin Çelik- Emekli Öğretmen
Nurullah Aydın- Öğretim Görevlisi, Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Nurullah Çetin- DTCF.
Nuh Mete Yüksel- E. DGM Savcısı
Nejat Eslen- E. Tuğgeneral, yazar                
Necdet Bayraktaroğlu- E. Savcı             
Prof. Dr. Necdet Altuntop- Erciyes Ünv.
Dr. Nefi Demirci          
Nesrin Günel İçay- Diş tabibi, Yörükler Türkmenler KültürDerneği Genel Başkanı
Necdet Özkaya- M.E.B.Emekli Müsteşar Yard
Doç. Dr. Nergiz Biray- Pamukkale Üniversitesi
Prof. Dr. Nizamettin Aktay- Gazi Üniversitesi           
Prof. Dr. Nuri Aydın Kama
Nihat Gökbulut- Kırıkkale E. Milletvekili
Nihat Harmancı- Konya E. Milletvekili
Nihat Kula- Ertuğrul Gazi Kültür Derneği Başkanı
Dr. Niyazi Altunya
Nuray Palancıoğlu Kaplan- Avukat
Osman Kaçmaz- Avukat E. Ağır Ceza Hakimi
Orhan Sungur- Adalet Bakanlığı E. Personel Gnl Mdr.
Oğuz Çetinoğlu- İşadamı, Yazar
Osman Doğan- Şanlı Urfa E. Milletvekili
Osman Pamukoğlu- HEPAR Genel Başkanı
Oğuzhan Buhur- Avukat
Osman Seyfi- Nevşehir E. Milletvekili
Prof. Dr. Özcan Yeniçeri- MHP Ankara Milletvekili
Ömer Ay- Öğretmen- MDM Genel Sekreteri           
Prof. Dr. Ömer Aksu                    
Ömer Öksüz- Gemi İnşa Mühendisi
Ömer Faruk Beyceoğlu- Töre Dergisi
Ömer Lütfi Taşçıoğlu- E. Kur.Alb.
Doç. Dr. Özgü Günay- Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Özkan Hüseyin- Batı Trakya Türkleri Arş.Mer Bşk.
Pehlivan Uzun- Öğretim Görevlisi Kırıkkale Ünv.
Prof. Dr. Peruze Çelenk- 19 Mayıs Üniv.
Rifat Uğrar- İller Bankası E. Gnl. Md. Yard. Milli Düşünce Merkezi Yön. Kur. Üyesi
Rahmi Sezgin- 21.Dönem İzmir Mv.-TPD İzmir Şube Bşk.
Prof. Dr. Reşat Genç- Atatürk Yüksek Kurulu Eski Bşk.
Rıza Zelyut- Gazeteci, Yazar                            
Prof. Dr. Ramazan Mirzaoğlu- Devlet eski Bakanı
Prof. Dr. Rıza Ayhan- Gazi Üniv. Eski Rektörü                  
Prof. Dr. Ruşen AYTAÇ                         
Ruşen Yaşlıoğlu- Milli Düşünce Merkezi Yön. Kur. Üyesi
Doç. Dr. Reyhan Ersoy- Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Doç. Dr. Ramazan Amanvermez
Prof. Dr. Selahattin Sarı- Beykent Ünv. Rektör Yard.
Prof. Dr. Sacit Turanlı- Dekan                
Dr. Sami Narter- Avukat               
Sadi Somuncuoğlu- Milli Düşünce Merkezi Genel Bşk. Devlet eski Bakanı.
Sevgi Kafalı- E. Öğretim Görevlisi
Doç. Dr. Sait Yılmaz                             
Saffet Arıkan Bedük- Ankara E. Milletvekili, E. Vali                
Prof. Dr. Sabri Sümer                          
Prof. Dr. Sabri Çaklı- İzzet Baysal Ünv.
Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay                         
Prof. Dr. Saleh Sultansoy- TOB Üniversitesi                          
Yrd. Doç. Dr. Sakin Öner                               
Yrd. Doç. Dr. Sevil Sargın
Prof. Dr. Sina Akşin
Şenol Uğurlu- Ülkü Ocakları E. Genel Bşk. Yrd.
Satılmış Erdal- Gazi Ü. E. Genel Sekreteri.
Suzan Çataloluk- E. Hakim
Sacit Frengiz Somel- E. Büyükelçi
Savaş Özdağ- Avukat
Doç. Dr. Soner Çankaya- Ordu Ünv.
Doç. Dr. Serkan Şen- 19 Mayıs Ünv.
Şamil Ayrım- Iğdır E. Milletvekili,
Şamil Kazokoğlu- Bolu E. Milletvekili                             
Şahin Mengü- Manisa E. Milletvekili, Hukukçu              
Şerafettin Demir- Ankara Seymenler Kulübü Dern. Gnl. Bşk.
Şekip Mehan- Avukat
Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel- Dışişleri E. Bakanı
Şimal Aral- Muhasebeci
Şakir Altıntaş- Afyon Oğuz Boyu Yörük Türkmen Der.Bşk.
Prof. Dr. Tuncer Gülensoy- Yazar
Talat Şalk- E. DGM. Savcısı
Prof. Dr. Taciser Konuk- Ankara Üniversitesi
Talat Şimdi- Mali Müşavir
Türkan Hacaloğlu- Ankara Türk Ocağı Şubesi Bşk.
Ufuk Söylemez- Eski Bakan, yazar
Prof. Dr. Umay Türkeş- Girne Amerikan Üniversitesi
Prof. Dr. Ümit Özdağ- 21. YY Türkiye Enstitüsü Başkanı                           
Üçler Uğurlu- Türkiye Sağlık Çalışanları eğitim ve Dynş. V
Ünsal Aktaş- Avukat
Dr. Veli Kılıç- MEB. TTK E.Üyesi
Vural Savaş- E. Yargıtay Cum. Başsavcısı
Prof. Dr. Yümni Sezen
Yavuz Bülent Bakiler- Şair,Yazar                                            
Yaşar Okuyan- Çalışma ve Sosyal Güvenlik E. Bakanı, Yazar, Gazeteci
Yaşar Yazıcoğlu- Başbakanlık E. Müsteşarı
Yaşar Karagöz- E. Tümgeneral
Yakup Atasıtürk- Dünya Kargın Türkmenleri Dern. Gnl. Bşk.
Yılma Durak- İşadamı, Yazar, Siyasetçi
Yılmaz Dikbaş- Mühendis, Yazar                          
Yıldırım Ak- Avukat, Türk Hukuk Kurumu Bşk.
Yusuf Kırkpınar- İzmir E. Milletvekili
Yusuf Yılmaz- Konya Yörükleri Der. Bşk.
Prof. Dr.Zeki Arslantürk
Prof. Dr. Zekeriya Beyaz

Odatv,  28.03.2013