Dindarlaşma
DİNİN İÇİNİN BOŞALMASI
DİNDAR AMERİKA
DİN VE SİYASET
DİN EĞER BUYSA?!
Gazete okumayı sevmeyenlere ilginç haberler
Okuyan
anne
saat
14:21
Labels:
din,
Hürriyet,
Taha Akyol,
Türkiye
Ahmet Hakan, Hürriyet, 16.09.2015
Okuyan
anne
saat
14:07
Labels:
Ahmet Hakan,
din,
Hürriyet,
Türkiye
"Saygıdeğer Beyefendi,Yazılarınızı devamlı olarak okumaktayım.Ben 1957 yılının Mayıs ayında Erzurum'dan İzmir'e annemin sağlık nedeniyle göçmüş, 6 çocuğu olan bir ailenin ferdiyim.Bizlere temel eğitimi veren değerli ilk ve ortaokul öğretmenlerimi saygıyla anıyorum.İyi ki temel eğitimi İzmir'de ve aydın düşünceye sahip hepsi birbirinden değerli öğretmenlerden almışım. Dini eğitimimizi de İzmir'in Balçova İlçesi'ndeki (o zamanlar merkeze bağlı köy idi) eski bir camide açılan Kuran kursunda almıştık.İzmir'de yaşayan ailelerin pek çoğu da benzer şekilde çocuklarını yaz dönemi açılan bu kurslara göndermiştir.Anlayacağınız İzmir'in insanları, dini eğitimini alan, yeri ve zamanında vecibelerini gerçekleştiren, dini gereklerin kişi ile Tanrı arasında olması gereken hususlar olduğuna inanan kişiler olarak yetiştirilmiş ve uygulamaları bu yönde olmuştur.Kurallara uyarlar, çünkü insan olmanın ve insanca yaşamanın gereğidir.Nasıl ki bu dünya kurallarına uyuyor ise kendisini öbür dünyaya hazırlamak için de vecibelerini yerine getirir. Riyakârlık yapmaz. Mevlânâ hoşgörüsüne sahiptir. Yardımda sınır tanımaz. Cana yakındır, kendisinden yardım isteyen olursa kadın veya erkek fark etmez hemen yardımına koşar.Hem milli hem de dini bayramları büyük bir heyecanla kutlar. Ezanın yokluğunun ne olduğunu bildiği gibi, işgalin, bayrağın semalarda nazlı nazlı dalgalanmasının yokluğunun ne olduğunu da bildiği için onu her şeyden çok sever ve herkesten kıskanır.9 Eylül sabahını yaşadığı için, devrimleriyle kendisine insan olmanın ne olduğunu öğreten ve insanca yaşaması için gerekli devrimleri yapan ATA'sını, onun devrimlerini kimseye bırakmaz, kimseye ezdirmez ve yok olmasına müsaade etmez.Kadir ve kıymet bilir.Herkese kucak açar, Mevlânâ'nın tabiriyle 'Kim olursan ol gel' der ve ona hayat verir.İşte böyledir İzmir ve İzmirli.Gelelim Sayın Diyanet İşleri Başkanı'na; kendileri profesördür. Kutsal kitabımızı en iyi bilmesi gereken kişi olmasına rağmen nasıl oluyor da insanların dinini yargılayabiliyor. Sanırım Kuran-ı Kerim'i tam anlamamış ki orada 3 ayrı ayette yüce Allah, peygamberine 'Sana vahiy yoluyla söylemiş olduklarımı insanlara tebliğ et' diyerek insanlara bir şey dikte ettirmemesi gerektiğini, yalnız ve yalnız tebliğle sorumlu olduğunu söylerken, acaba bu şahsın elinde bir din ölçer aleti var da bizler mi bilmiyoruz?O ve onun gibiler kendilerini yüce Yaratan'ın yerine koyarak insanların dinini ölçüyor.Bu Allah'a şirk koşmak değil de nedir?(...) Acizane tavsiyem, Sayın Diyanet İşleri Başkanı ve onun gibileri yüce kitabımızı çok iyi okusunlar, anlasınlar ve insanların dinini ölçmek yerine dinin gerçeklerini anlatsınlar, öğretsinler ve bıraksınlar herkes dinini Tanrı'sı ile kendi arasında olan ilişkiler yumağı olarak yaşasın."
Okuyan
anne
saat
12:29
Labels:
din,
Hürriyet,
İzmir,
Melis Alphan,
Türkiye tarihi
Okuyan
Little girl
saat
21:11
Labels:
din,
Ertuğrul Özkök,
Hürriyet
Okuyan
anne
saat
18:49
Labels:
din,
domuz gribi,
Hürriyet,
Mehmet Yılmaz,
mizah
Okuyan
anne
saat
21:15
Labels:
Atılgan Bayer,
Cumhuriyet,
din,
Türkiye,
Türkiye tarihi
Okuyan
anne
saat
19:21
Labels:
Batı ve Doğu,
din
Okuyan
anne
saat
21:58
Labels:
Avrupa ve Müslümanlar,
din,
Papa Benedict

İngiltere’de peçe krizi yeni bir tartışma başlattı Ülkenin önde gelen akademisyenleri Blair’e “Türkiye tipi laik sisteme geçelim” çağrısı yaptı
* İngiltere’de yüzyıllardır din ve devlet işleri birarada yürütülüyor. İngiltere Kraliçesi, İngiliz Anglikan Kilisesi’nin lideri. Lordlar Kamarası’nda 26 rahip oturuyor ve her konuda oy kullanma yetkileri var. Devlet, Anglikan Kilisesi’ne bağlı 7 bin okulu finanse ediyor.
* İngiltere artık sadece Hıristiyanlar’ın yaşadığı bir ülke değil... İngilizler’in yüzde 72’si Hıristiyan ve sadece yüzde 8’i düzenli olarak kiliseye gidiyor. İngiltere’de düzenli olarak camiye gidenlerin sayısı 500 bini buluyor.
* İslam başta olmak üzere diğer dinlerin güçlenmesi beraberinde sorunlar getiriyor. Küresel terörizmin yarattığı gerilimle birlikte, dini grupların haç ve türban gibi sembolleri birbirlerini rahatsız ediyor. YouGov anketine göre İngilizler’in yüzde 53’ü İslam’ı bir tehdit olarak görüyor.
* Tüm bu veriler İngiltere’nin çözümü olmayan bir din-siyaset tartışmasına girdiğini gösteriyor.
* Tartışmayı ve toplumsal bölünmeyi önlemenin en rasyonel yolu laik bir yapı kurmak. Türkiye, Fransa ve ABD’yi örnek almamız gerekiyor. Laikliğin getirdiği esaslar çerçevesinde her dine eşit şekilde yaklaşmak gerekiyor. Dini semboller üzerinde başlayan bu tartışmayı en kısa sürede sona erdirmek için hükümet harekete geçmelidir. İlk olarak dini okullara mali yardımları kesmelidir.
Okuyan
anne
saat
17:01
Labels:
AB,
Avrupa ve Müslümanlar,
Batı ve Doğu,
din,
magazin