yeni demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.6.16

İtalya seçimlerini nasıl okumalı

İtalya’daki pazar günü yapılan yerel seçimlerden 5 Yıldız Hareketi (5YH) büyük bir zaferle çıktı. İkinci oylamanın yapıldığı 20 kentin 19’unun belediye başkanı 5 Yıldız Hareketi’nden. Başkent Roma’nın yeni belediye başkanı, 37 yaşındaki beş yıldızlı kadın avukat Virginia Raggi, İtalyan endüstrisinin kalbi Torino’nun yeni belediye başkanı ise, 31 yaşındaki beş yıldızlı kadın ekonomist Chiara Appendino.
İlk kez “parti” yapısı taşımayan bir “politik hareket”, dünya sanayi devleri sıralamasında 6’ıncı olan İtalya’da önemli politik başarılara imza atıyor. Faşizmin de ilk kez İtalya’da doğmuş olduğunu hatırlatarak, partilerin tarih sahnesinden silindiği, yurttaşların doğrudan aracısız olarak politik hayata katıldığı, liderlerin olmadığı yeni bir siyasi dönemin İtalya’dan başladığını söyleyebiliriz. Dünya siyasi tarihi için önemli bir gelişme bu, İtalya’daki politik gelişmelerin çok yakından izlenmesi gerekiyor.

ANTİKAPİTALİST İNTERNET DEVRİMİ
Eski komedyen yeni “politikacı-yurttaş” Beppe Grillo ile internet gurusu Gianroberto Casaleggio’nun önderliğinde 2009 yılında kurulan 5 Yıldız Hareketi, 2013 genel seçimlerden birinci çıktı, 19 haziran 2016 yerel seçimlerinde ise önemli kentlerin belediye başkanlıklarını kazanarak, büyük bir başarıya imza attı.
İtalya’da siyasal partiler sistemini çökerten bu hareket, düzen medyası tv kanallarını ve gazeteleri bypass edip, görüşlerini genel hatlarıyla bir blogtan seçmene iletiyor, devletten ya da herhangi başka bir kurumdan finansal yardım almıyor. Kampanyalarını, politik faatileyetlerini vatandaşların bağışları ve gönüllülük bazında çalışmalarıyla yürütüyor. Milyonlarca avro devlet yardımı alan politik partilerin karşısında, 5YH’nin üç kuruşluk vatandaş yardımıyla böylesi bir başarı edinmesi devrim niteliğindedir. Genel seçimlerden birinci çıkan 5YH’nin yasal olarak devletten 42 milyon avro alma hakkı varken, bunu reddetmiş ve devlete bırakmıştır. Bu rakam, devletin vatandaşlarından topladığı vergilerin ne kadarını politik partilere akıttığını göstermesi açısından önemlidir.


5YH yalnızca partilere dayalı temsili demokrasiyi krize sokmadı, İtalyan mafyası da krizde. Bugüne dek devletten ve politikacılardan nemalanmış mafya bu yeni politik hareket üyeleriyle nasıl iletişime geçeceğini ve nasıl çıkar ilişkisi kuracağını bilmiyor. Politik sistemi çökertip, mafyayı krize sokan İtalyan 5 Yıldız Hareketi’ni mercek altına alıyoruz.


İTALYAN İNTERNET DEVRİMİNİN BEYNİ CASALEGGIO
Beş Yıldız Hareketi’ni Grillo ile birlikte kuran, ve nisan 2012’de hayata gözlerini yuman Gianroberto Casaleggio’yu tanıyalım önce.  Dalgalı uzun gri saçları, John Lennon tarzı yuvarlak gözlükleri, ciddi ifadesiyle, Amerikalı şarkıcı Patti Smith’e şaşılacak derecede benzeyen internet gurusu Casaleggio, hareketin hep gölgede kalmayı tercih eden ikinci kurucu ismidir. 2005 yılından bu yana milyonların tıkladığı, dünyanın en çok ziyaret edilenler listesinde yer alan Grillo’nun blog’unu yaptı. (Vefatından sonra 5YH’nin internetteki faaliyetlerini oğlu Davide Casaleggio sürdürüyor.)
Beppe Grillo, dava arkadaşı Casaleggio ile ilk kez 2004 yılının bir nisan akşamı Livorno’da, bir gösterisinin sonrasında karşılaşır. Casaleggio’nun interneti anlattığı kitabı Web Ergo Sum’da yer alan yazısında Grillo tanışmayı şöyle aktarıyor:
“Odaya geldi ve internetten konuşmaya başladı. İnternetin dünyayı nasıl değiştirebileceğinden. (...) Bir kötülükler dahisi ya da kuşlar, kurtlar yerine internetle konuşan bir çeşit Aziz Francis olabileceğini düşündüm. (...) İtiraf ediyorum, bir an tereddüt ettim. Gözlerimi sıkı sıkı kapattım. Casaleggio durumdan faydalandı. Ve daha iyi anlatabilmek için kara civciv Calimero, Gurdjieff, Giorgio Gaber, Galileo Galilei, York’lu Anne, Kipling, Jacques Carelman ve muz ağacına tapanlardan söz etti. Çok açıktı her şey, deliydi. Her şeyi iyi yönde değiştiren internetin, yeni tür deliliğin delisiydi.”  
Grillo’nun “deli” olarak tanımladığı internet gurusu, medyada neredeyse hiç yer almadı. Mümkün olduğunca az konuştu. Nadir söyleşilerinden birini yaptığı The Guardian’dan John Hooper’a, “İtalya’da yaşananlar, daha radikal bir değişimin başlangıcı. Tüm demokratik ülkeleri içine alacak bir değişimin başlangıcı,” demekle yetindi.
Casaleggio, 1954 Milano doğumlu bir işadamı. İnternet iletişimi ve stratejileri alanında faaliyet gösteren, Chiarelettere adlı yayınevini de kapsayan Milano’daki Casaleggio Associati’nin başkanıydı. 2004 yılında kurduğu bu şirketten önce, bir zamanların ünlü İtalyan bilgisayar devi Olivetti’de çalışmış. 90’ların sonunda ise kamu ve özel kuruluşlara internet hizmeti veren Webegg’in genel müdürü olarak.

Grillo’nun megafonu, Casaleggio’nun beyni temsil ettiği, Nobelli yazar Dario Fo’nun önemli katkılar sağladığı bu politik harekette bir işadamı olarak Casaleggio’nun çizdiği entellektüel portre çok önemli.
Bir parantez açıp bizdeki işadamlarını hatırlayalım hem... Harvard, Yale gibi dünyanın önemli üniversitelerinden mezun olup, ilkokul-lise mezunu bile olduğu meçhul takkeli, badem bıyıklı, kadın eli sıkmayan kara cahil liderlere yaranmak için elde tespih yaka bağır açık fotoğraflar çekip yayımlatanlardan tutun da, birinci, ikinci, üçüncü ya da ortanca hanımıyla gezilerini anlatmaktan haz duyan, çıkarları için erkek işadamının erkek politikacıya ilan-ı aşk ettiği durumlara kadar her cins var... Entellektüel işadamlarımız yok!.. Özetle, işadamı olmak, entellektüel derinliğe sahip, toplum-halk yararına çalışan kişi olmanın önünde engel değil... Bir işadamı da devrim ateşini yakabilir!
Konumuza geri dönelim...

“PARTİLERE VE LİDERE DAYALI POLİTİK SİSTEMİ YIKACAĞIZ”
5 Yıldız Hareketi’ni, savunduğu “internet ile doğrudan demokrasi” düşüncesini anlamak için, italyancada cırcırböceği anlamındaki Grillo’nun adına gönderme yapan Cırcırböceği Hep Günbatarken Öter (Il Grillo Canta Sempre Al Tramonto, Chiaralettere 2013) başlıklı kitabı okumak gerekiyor. Kitap Beppe Grillo, Gianroberto Casaleggio ve 5YH’nin önemli destekçisi Nobelli yazar Dario Fo arasında geçen politik-felsefi bir diyalog.
25 Şubat İtalyan genel seçimlerinde sandıktan birinci çıkarak tüm dünya kamuoyunu şaşırtan 5 Yıldız Hareketi’ni kitapta anlatırken Casaleggio, hayalini şöyle aktarıyor:
“Hayalim doğrudan demokrasinin gerçekleşmesi, hedefine ulaştıktan sonra 5YH’nin varlık nedeninin ortadan kalkmasıdır. Demek istediğim şu ki, biz sistemi değiştirmek istiyoruz, amacımız yeni bir parti kurmak değil. Doğrudan demokrasiyi kurarsak partilere ihtiyacımız kalmayacak. (...) Partilerin olmadığı parlamentoda sivil toplumun ihtiyaçlarının yansıması olan politik hareketler ve komiteler olsun.”
Sistemi yıkmak için ortaya çıkan bu politik hareketin bir lideri yok, Casaleggio ve Grillo kendilerini lider olarak görmüyorlar, sadece sözcüler. Seçimlere girmedikleri için, 162 milletvekiliyle temsil edildikleri Parlamento’da ne Grillo ne de Casaleggio var.
“5YH için lider, geçmişe ait bir kelime; kirli, saptırılmış bir kelime. Neyin lideri?” diye soruyor Casaleggio. “Karar verme yetkisini ve zekayı başkalarına veriyorsun anlamındadır bu, böylelikle sen bir köle bile değilsin, sadece bir eşyasın.” Sonra da Wall Street eylemcilerini örnek veriyor. New York’ta Amerikan banka ve borsa sistemine karşı kendiliğinden ortaya çıkan protesto gösterilerinde eylemcilerin bir liderlerinin olmadığını, ortak “hareketin” önem kazandığını anlatıyor. Occupy Madrid, Occupy Toronto şeklinde birçok önemli kente yayılan hareketin hiçbirinde bir liderin ortaya çıkmadığının altını çiziyor Casaleggio. Doğrudan demokrasi için liderin değil, “topluluk”ların ortaya çıkması önemli.
“İnternet ağı toplulukların oluşumuna ilk andan itibaren izin veriyor. Topluluklar her çeşit karakterde olabilirler. Bugün 5YH politik bir topluluktur.”
“Fikir ya iyidir ya kötü, sağın ya da solun değildir.” İnternette yayılan pozitif olduğu düşünülen görüşler, ortak değerler etrafında kişiler biraraya gelip, lidersiz sanal topluluklar oluşturuyorlar. Bu topluluklar politik olabildikleri gibi sağlık, eğitim, insan hakları vs alanlarında da oluşabiliyorlar.

İNTERNET TÜM GELENEKSEL İLETİŞİM ARAÇLARINI YUTACAK
Kitapta Grillo’nun “insana benziyor ama aslında bir ansiklopedi, yanımızda bilerek taşıyoruz, gerektiğinde sayfaları karıştırıp bilgiye ulaşıyoruz” diye nitelidiği, Dario Fo’nun ise aydın kişiliğine vurgu yaptığı Casaleggio, internet ile doğrudan demokrasi kavramını açıklarken Antik Yunan’a, Atina demokrasisine kadar iniyor, Obama’nın başkanlık seçimleri sırasındaki iletişim sorumlusu Michael Slaby ile yakın zamanda yaptığı görüşmeye değiniyor.
“Slaby önemli bir internet uzmanıdır. Slaby’ye göre internet ağı, geleneksel medyayla birlikte önemli bir politik iletişim alanıdır. Bu, kısa ve orta vadede geçerli, ancak internet gelecekte tüm geleneksel iletişim araçlarını yutacak ve iletişimi yeniden biçimlendirecek. İnternet bir süpermedyadır. Online yapılan seçimler sıradan olacak.” 
Her ne kadar Obama, internet sosyal medyasını seçimleri sırasında yoğun bir şekilde kullanmış, bu yolla seçmenle doğrudan bağlantı kurmuş ilk politikacı olsa da, 25 Şubat 2013 İtalyan genel seçimleri’nde 5YH’nin adaylarını internet aracılığıyla seçmesi dünyada internet üzerinden yapılmış ilk seçim olarak tarihe geçti. 5YH’ne 250.000 italyan vatandaşının online üye olması, bunlardan dijital kimliklerini göndererek doğruluğu kanıtlanmış 40.000 kişinin, genel seçimlere katılan 5YH adaylarını internet aracılığıyla belirlemeleri, doğrudan demokrasi için gerekli online seçimlere örnek gösteriliyor. Böylelikle seçmen 3 ay öncesinden 5YH adaylarının özgeçmişlerini web’de inceleme, değerlendirme şansını yakalamıştı; facebook ya da twitter’a bırakılmış profil bilgileri, youtube’a konmuş adayın kendisini ve görüşlerini tanıtıcı videolarla. Oysa ki, seçime giren partilerin kimi adaylarının son güne kadar belli olmaması ve adayların parti liderlerince seçilmesi, partilere dayalı klasik temsili demokrasinin handicap’ıydı.
İnternette kandırma, yanlış bilgilendirme de mümkün değil. Gerçek anında ortaya çıkıyor. Örneğin 5YH’nden aday olmak isteyen bir kişi, mason olduğunu gizler. Sonrasında kişinin yalan beyanatta bulunduğuna dair tonlarca mesaj, mail gelir, ve kişi adaylıktan çekilir.

ANTİKAPİTALİST İNTERNET
“İnternet antikapitalisttir” diyor Casaleggio. “Çünkü internette yayılan ve bağlayıcı olan görüşlerdir, para değil. Kapitalizm petrol, otomobil ve banka, bu üç sektör üzerine kurulu. Bankalar otomobil yapımını finanse ediyor, otomobil de petrol tüketimini sağlıyor. Yakın zamanda Borsa’da en fazla değer biçilen şirketler listesinde değişiklik oldu. Bu daha önce hiç olmamıştı. Listenin başında hep Ford, Chrysler, Shell, büyük bankalar olurdu. Şimdi listenin başında, işlerini internet üzerinden yapan teknoloji kökenli şirketler var. Google, Twitter ve Facebook birer dünya şirketi, tüm dünya hakları müşterileri. Bu şirketler araştırma ve iletişim için yeni ifade biçimlerini de dayattılar.”
Casaleggio, sonra da belediyelere seçilen 5YH üyelerinin yaptıkları çalışmalardan örnekler veriyor. Treviso Belediye Meclise’ne girmiş bir tek 5YH danışmanı. Ayda 300 avro maaş. Geçinebilmek için pizzacıda da çalışan genç bir üniversite mezunu. Tek kuruş harcatmadan Belediye’nin bilgisayar, internet bağlantılarını kurup, yurttaşların gerektiğinde doğrudan belediye yetkilileriyle bağlantı kurup bilgi edinebilmeleri, görüş bildirebilmeleri için skype hattını hizmete sokar. Yurttaş Belediye Meclisi’nde alınacak kararlar için görüş bildirme olanağına kavuşur. Alınan kararlar zamanında duyurulur. Danışman, 90 okula çöplerin ayrıştırılması sistemini getirerek belediyeye 40.000 avro tasarruf ettirir. Ve daha birçok pozitif çalışma. Tabii tüm bunları tek başına yapmaz, Treviso’da yaşayan diğer 5YH üyeleriyle işbirliğine gider.
5YH’ne sadece üye olmak yetmiyor, kişi zamanının, emeğinin bir kısmını da ortak çalışmalarda kullanmaya hazır olmalı. “Eğer herbirimiz, muhasebicisinden su tesisatçısına, diş hekimine, yaptığımız işin bir kısmını diğerlerinin hizmetine sunarsak, dünyayı gerçekten değiştiririz.” 
İnternetin geleceği de konuşuluyor kitapta. İktidarlar, güç odakları tarafından bilgi akışının tamamen kontrol edildiği bir diktatorya aracı mı, yoksa doğrudan demokrasinin gelişimine katkı sağlayacak bir mekanizmaya mı dönüşecek? Casaleggio bu konuda iyimser.
“Bazıları internetin geleceğinin bilgi akışının tamamen kontrol altına alındığı Orwell tarzı bir diktatorya ile bilginin özgürce yayıldığı, yurttaşların kamunun her işine katılımını sağlacak doğrudan demokrasi arasında gidip geleceğini öngörüyor. Her iki olasılığın da gelecekte ortaya çıkacağına inanıyorum, ama zaman içinde doğrudan demokrasiye yönelik kullanımı üstünlük sağlayacak.”

PEK ÇOK MESLEK GELECEKTE OLMAYACAK
Casaleggio’ya göre internet doğrudan kaynağa ulaşma imkan sağlıyor. Aracıların ortadan kalktığı bir dünya kuracak. Pekçok meslek, iş gelecekte olmayacak, yenileri ortaya çıkacak.
 “İnternet pekçok bankacılık hizmetinin ortadan kalkmasını sağlayarak, doğrudan topluluğa başvurma olanağı sunuyor. Dükkan, temsilci, ticari mümessil gibi işler ortadan kalkacak. Yeni iş olanakları da yaratacak, küçük işletmelerin finansmanı gibi. Aynı şekilde kitapçılar da ya farklı hizmetler vermeye başlayacaklar, ya da ortadan kalkacaklar. Şimdi bile bir kitabı kitapçıya gitmeden internetten satın alabiliyorum. Geleceğin üniversiteleri de değişecek; online imkanı olduktan sonra, derslere devam etmek için üniversiteye gitmeye gerek kalmayacak. Yaklaşık on yıldır tüm kütüphaneleri web’e taşımanın çalışması yapılıyor. Library 2.0 ya da L2. İsteyen herkes başka bir kıtada bulunan bir kütüphanenin bünyesindeki kitapları internet aracılığıyla inceleyebilecek. L2 yeni İskenderiye Kütüphanesi olacak; bir dünya kütüphanesi.”
Yazar Dario Fo’nun, “İtalyanların yüzde 50’si internet kullanmıyor” hatırlatmasını ise şöyle yanıtlıyor Casaleggio: “Politik mesaj internet ağında dolaşmaya başladığında, algı pasif değil. Pozitif olduğuna inandığı mesajı sahipleniyor kişi ve belli mecralara taşıyor. Sadece facebook’a aktarma değil, akşam ailesiyle, kardeşleriyle, annebabasıyla tartışıyor. Gerçek dünyada mesajın hedefe sözlü ulaşımı, internetin sınırlı mesaj yayma handicap’ını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.”
Aslında bilgisayarı herkesin kullanabileceğini savunuyor Casaleggio. 5YH adaylarının internet üzerinde kolayca seçilebilmesini, internet programının “kullanılabilirlik uzmanları” tarafından üretilmiş olmasına bağlıyor. “Kullanılabilirlik bir online işleme hızlılık ve sezgisellik kazandırma kapasitesi, karmaşık bir mekanizmayı basitleştirmektir. (...) Bilgisayarı, interneti kullanmıyorsun çünkü anlamıyorsun, karmaşık bir araç sanıyorsun. Ve de o araçtan uzak duruyorsun. Üstelik bir de kabahatin sende olduğunu düşünüyorsun. Yeterince zeki olmadığını sanıyorsun.” Oysa ki kabahat kullanıcıda değil, programları hazırlayanlarda, yeterince basite indirgeyerek kullanıcının hizmetine sunmadıkları için. 
5YH politik topluluğunun ilk kurallarını şeffaflık, bilgilendirme, yurttaşlarla internet aracılığıyla doğrudan haberleşme olarak sıralıyor Gianroberto Casaleggio... Meclis toplantılarının, kararların webcamla internetten yayınlanması, duyurulması, yasaların yurttaşların online isteklerini iletmeleri yoluyla yapılması, internetin ücretsiz kullanıma sunulması, vatandaşın internet ve referendumlarla karar mekanizmasına dahil edilmesi, partilerin ortadan kaldırılması, şimdiki politikacıların politikadan atılması, emlak vergisinin kaldırılması, gazetelere aktarılan devlet fonlarının kesilmesi, devlet tv kanallarının teke indirilmesi, sağlık ve eğitim kısıtlamalarının kaldırılması, yeşil politikaların uygulanması, temiz enerjinin kullanımı ve daha birçokları.
2013 yılında yayımlanmış bu kitapta Grillo, Dario Fo ve Casaleggio’nun anlattığı internet aracılığıyla gerçekleşen “doğrudan demokrasi”nin önkoşulu, online seçimle Parlamento’ya gönderilmiş “yurttaş” ile parlamento dışındaki “yurttaş”ın aracısız doğrudan konuşması, işbirliğine gitmesi.
Son yerel seçimlerde alınan sonuç, 5 Yıldız Devrimi’nin başarısını ve Grillo’nun internet gurusu işadamı Gianroberto Casaleggio’nun öngörülerinde ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.
Birgül Göker Perdisa, Odatv.com, 20 Haziran 2016

Bebek arabasını itemeyince başkan oldu

İtalya’da yapılan kısmi yerel seçimlerin ikinci turu, seçimlere ilk kez 2013 yılında giren ve kısa sürede ana muhalefete yükselen protesto hareketi Beş Yıldız’ın yine siyasi dengeleri değiştirmesine sahne oldu. Hareketin iki kadın adayı, başkent Roma ve sanayi kenti Torino’da seçilerek, iktidar partisine büyük darbe indirdi. Roma’yı ilk kez bir kadın yönetecek.

[Haber görseli]
İlki 5 Haziran’da yapılan kısmi yerel seçimlerin ikinci turu, aralarında Roma, Torino, Milano, Bolonya ve Napoli gibi büyükşehirlerin de bulunduğu 126 yerleşim yerinde Pazar günü gerçekleştirildi.
8 buçuk milyonun üzerinde seçmeni ilgilendiren bu tur, ilkinde yüzde 50 çoğunluğu elde edemeyen ve en fazla oyu alan iki aday arasında yapıldı.
Seçimlere, klasik politikacıları hicvetmesi ve onları “kemirgenler” diye tanımlamasıyla bilinen komedyen Beppe Grillo ile iletişim dehası Gianroberto Casaleggio’nun 2009 yılında kurduğu Beş Yıldız Hareketi damgasını vurdu.
Kendisini ne sağda ne de solda konumlayan, yolsuzluklar ve “çürümüş” siyasi düzene tepki olarak 2013’te ilk kez girdiği seçimlerde aldığı yüzde 25 oranındaki oyla İtalya’da politik dengeleri sarsan hareket, “kirlenmiş siyasileri evlerine gönderme” şiarını ediniyor.

RAKİBİNİ İKİYE KATLADI
Resmi olmayan sonuçlara göre; Roma’da Beş Yıldız Hareketi’nin (M5S) adayı Virginia Raggi oyların yüzde 67’sini alarak, “Ebedi Şehir” olarak anılan kentin yeni ve ilk kadın belediye başkanı oldu.
Seçimlerden önce bir süre Roma Belediye Meclis üyeliği yapmış olan ve siyasi deneyimi olmadığı için kimi çevrelerin temkinli yaklaştığı Raggi, ilk turda Başbakan Matteo Renzi’nin liderliğindeki Demokrat Parti’nin (PD) adayı Roberto Giachetti’yi yaklaşık 10 puan farkla geride bırakmıştı. İkinci turda ise Raggi ile hezimete uğrattığı rakibi arasındaki fark 34 puana yükseldi.
Sandıkların açılmasının ardından dün gece bir basın toplantısı düzenleyen Raggi, kendisine oy vermeyenler de dahil, tüm Romalıların belediye başkanı olacağını dile getirerek, “Bu kent 20 yıldır kötü yönetiliyor. Belediye kurumlarına eşitlik ve şeffaflık getireceğim. Baş etmemiz gereken sorunları zaten biliyorsunuz” diye konuştu.
Hareketin önde gelen isimleri ise, “Artık ülkeyi yönetebileceğimizi kanıtlamış bulunuyoruz” yönünde açıklamalar yaptı.
“Başkent Mafyası” adıyla anılan yolsuzluk skandallarının patlamasının yol açtığı olumsuz havanın gölgesinde, usulsüz harcamaları ortaya çıkan Demokrat Partili belediye başkanı Ignazio Marino Ekim ayında istifa etmişti. O tarihten bu yana başkenti, atanan bir komiser yönetiyordu.

OĞLUNUN BEBEK ARABASINI İTEMEYİNCE KENT SORUNLARIYLA İLGİLENMEYE BAŞLADI
37 yaşındaki avukat Virginia Raggi’yi, 13 milyar Euro borç yükü, kriz haline dönüşen çöp ve ulaşım sorunu ile mafya yapılanmalarının kent yönetimine çöreklenmiş olması gibi sorunlar bekliyor.
Seçim kampanyasını “Cesaret. Birlikte her şeyi değiştireceğiz” sloganı üzerine kuran Raggi, “Roma felaket bir şehir. Toplu taşıma çökmüş, her yer çöp” sözleriyle başkenti tanımlıyordu.
Yıllarca sol partilere oy vermekten pişmanlık duyup, 2011 yılında 5 Yıldız Hareketi’ne katıldığını belirten Raggi, tüm bu nedenlerden dolayı Roma’nın 2024 Olimpiyatları’na adaylığını desteklemediğini söyleyince, özellikle iktidar kanadından tepki çekmişti.
Raggi, yıllardır hiçbir siyasetçinin yapamadığını da vaat ederek, büyük bir maddi gücü elinde bulunduran Vatikan’ın Roma’daki varlıklarına ilişkin emlak vergisi uygulayacağını da açıklamıştı.

SEÇMENLERİN MADDİ DESTEĞİYLE KAMPANYA YÜRÜTTÜ
Kendi anlatımıyla Raggi, oğlu Matteo’nun doğumundan sonra düzensiz park eden araçlar yüzünden bebek arabasını sürmekte zorlandığı yollar ve kaldırımlardan bezince kent sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.
Bu duygularla 2013’te girdiği seçimlerde Roma Belediye meclis üyeliğine seçilen Raggi, “eski alışkanlıkları” bir kenara bırakarak, seçim kampanyasında yenilikçi bir çizgi izledi.
Devletten 42 milyon Euro’luk seçim yardımını reddeden Raggi, kampanyasını seçmenlerinin maddi desteğiyle yürüttü.
Kampanyayı yürüttüğü internet sitesinden bir banka hesap numarası paylaşan Virginia Raggi, “Roma’yı bu ahır durumundan kurtarmak için sana ihtiyacım var” çağrısıyla seçmenlerinden maddi destek istedi.
Yapılacak yardımlar konusunda şeffaf olma sözü veren Raggi, seçimlerin sonuçlanmasının ardından yine bu siteden ne kadar para toplandığını açıkladı.
Buna göre, toplam 9410 seçmenin yardımlarıyla 170 bin Euro toplandı.

TORİNO’DA İKTİDARI SARSAN KADIN
İktidardaki geniş koalisyonun büyük ortağı Demokrat Parti’ye bir darbe de sanayi kenti Torino’da geldi.
23 yıldır Demokrat Parti başta olmak üzere merkez solun kalesi halinde olan kentte, yine Beş Yıldız Hareketi’nin 32 yaşındaki kadın adayı Chiara Appendino oyların yüzde 55’e yakınını alarak seçimi önde tamamladı. Oysa anketleri yerle bir ederek bir sürpriz yaşatan Appendino ilk turda, 2011’den beri şehri yöneten Demokrat Partili rakibi Piero Fassino’nun 10 puan kadar gerisinde bulunuyordu. Fassino, Beş Yıldız Hareketi kurulduğunda “Ömrünüz çok uzun olmayacak” çıkışıyla hatırlanıyor.
Başbakan Renzi’nin yüzünü güldüren büyük kentler ise Milano ve Bolonya oldu.
Demokrat Parti’nin, moda ve finans merkezi Milano’daki adayı Giuseppe Sala, merkez sağdaki rakibi Stefano Parisi’ye karşı oyların yüzde 51,7’sini alarak, çok az bir farkla yarışı önde tamamladı.
Sala, Milano’da düzenlenen Expo 2015’in genel başkanıydı.
Eğitim kenti Bolonya’da ise Virgino Merola, merkez sağdaki rakibi Lucia Borgonzoni’ye karşı oyların yüzde 54’ünü elde etti.

SEÇİLMEMİŞ BAŞBAKANA BÜYÜK DARBE
Yerel seçimler, seçimle başa gelmemiş olan Başbakan Matteo Renzi için ilk büyük sınav olarak görülüyordu.
Her ne kadar Renzi, “Bu bir genel seçim değil ve hükümetimiz için bir test olamaz” sözleriyle endişe duymadığını ifade etse de, Beş Yıldız Hareketi’nin bu seçimlerde elde ettiği başarı siyasi düzene tehdit olarak yorumlanıyor.
Nitekim Renzi hükümetinin, Ekim ayındaki anayasal değişikliklere ilişkin referandumda bir başarı elde edememesi riski bulunurken, Beş Yıldız’ın 2018’de yapılacak olan genel seçimlerde Renzi’nin ana rakibi olması büyük ihtimal.
Renzi, referandumda istedikleri sonucu elde edemezlerse istifa edeceğini açıklamıştı.
Cumhuriyet,  20 Haziran 2016 Pazartesi