14 Afrika ülkesinin Fransa'ya 'koloni vergisi' ödemeye devam ettiklerini biliyor muydunuz
SiliconAfrica adlı sitede Mawuna Remarque KOUTONIN imzası ile yayınlanan makale şaşırtıcı gerçeği ortaya koyuyor.
Sekou Toure/Gine, 1958 yılında bağımsızlığını ilan
edip Fransız kolonilerinden biri olmaya devam etmeyeceklerini
açıkladıklarında Paris'te oturan elit beyefendiler bu duruma çok
sinirlenirler. Hissettikleri kızgınlığın neticesinde Gine'de bulunan
Fransız yönetimi ülke içerisinde bulunan her şeyi, bütünüyle yakıp
yıkarak Fransız kolonisi olarak kalmanın avantajlarını göstermek
istediler.
Üç bin Fransız ülkeyi aniden terk etti. Yanlarına alabildikleri
mülklerini götürürken geride bırakmak zorunda kaldıkları her şeyi
yaktılar: okullar, kreşler, idare binaları parçalanmıştı; otomobiller,
kitaplar, ilaçlar, araştırma labrotuvarlarının ekipmanları, traktörler
ya bilerek parçalanmış ya da çeşitli şekillerde sabotaja uğramış; atlar,
inekler ve her türlü çiftlik hayvanı öldürülmüş, ambarlarda bulunan
yiyecekler ise yakılmış ya da zehirlenmişti.
Ortaya çıkan tablo bir zamanlar "Fakir ama özgür olmayı zengin köle olmaya tercih ederim"
sloganını tekrar eden Afrika'nın elitlerinin derin bir sessizliğe
bürünmelerine sebep oldu. Batı Afrika'da ufak bir ülke olan Togo
Cumhuriyeti'nin ilk başkanı olan Slyvanus Olympio Fransa ile orta bir
yol bulmayı başardı.
Olympio, ülkesinin daha fazla Fransız kolonilerinden biri
olarak kalmasını istemiyordu ve De Gaule paktını imzalamadı. Bununla
birlikte ülkesinin Fransa'ya 'koloni vergisi' ödemesini de kabul
etmişti. Bunu yapmasının tek sebebi, Fransızların ülkeyi terk ederken
her şeyi yakıp yıkmalarını engellemekti. Vergi 1963 yılında ülke
bütçesinin %30'una yakını bir miktarı ödemeyi gerektiriyordu.
Yeni bağımsız Togo'nun finansal durumu ise tam manasıyla sallantıda
idi. Olympio bu dengesizliği aşmak için ulusal para birimine geçmeye
karar verdi. Togo'nun kendi parasını basması fikrinden hoşlanmayan
Fransa ülkeye askerlerini geri gönderdi ve ülkenin ilk seçilmiş başkanı
Olympio öldürüldü. Başkanı vurduğu söylenen, eski Fransız Yabancılar
Lejyonu ordusundan çavuş Etienne Gnassingbe, bu başarısı nedeni ile
yerel Fransız elçiliği tarafından 612$ parayla ödüllendirildi.
Olympio'nun rüyası bağımsız, kendisine yeten ve kendisine
güvenen bir ülke inşa etmekti fakat, Fransızlar bu fikirden
hoşlanmamışlardı.
30 Haziran 1962, Mali Cumhuriyeti'nin ilk başkanı, Modiba Keita
sosyalist ekonomi hakkında bilgi edindikçe Fransızların ülkeleri
üzerindeki yükünü daha iyi anlamaya başladı ve koloni ortak para
biriminden çıkarak kendi parasını basmak istediğinde başına benzer
şeyler geldi. Bu seferki Fransız Yabancılar Lejyonu'nden üsteğmen Moussa
Traore, başkan Keita'yı öldürdüğünde tarih 29 Kasım 1968'i gösteriyordu.
Fransa, Afrika'nın halk tarafından seçilmiş başkanlarını öldürürken yabancılar lejyonunu kullanmayı tercih ediyordu.
1966'da Orta Afrika Cumhuriyeti başkanı, Jean-Bedel Bokassa, yeniden 1966'dan Yukarı Volta (şimdilerde Burkina Faso) Cumhuriyeti'nin başkanı Maurice Yameogo, 1972'de Benin Cumhuriyeti başkanı Hubert Maga'nın koruması öldürüldü.
Son 50 yıldır 26 Afrika ülkesinde toplam 67 tane darbe
oldu, bu ülkelerin 16 tanesi eski Fransız kolonilerinden, darbelerin
%61'i bu ülkelerde gerçekleşti.
2014 yılında 14 Afrika ülkesi Fransa'ya koloni vergisi ödemeye devam
etmektedir ve ulusal rezervlerinin %85'ini Fransız Merkez Bankasına
ödeyerek, Fransız Maliye Bakalığı'nın kontrolüne bırakırlar. Yaklaşık olarak 500 milyar dolar
civarı olan bu paranın yattığı hesap üzerinde ödemeyi yapan ülkelerin
hiç bir tasarrufları bulunmamaktadır. Her sene bu paranın %15'ini
paraya ihtiyaçları olursa geri alabilirler. Daha fazlasına ihtiyaç
duyacak olurlarsa Fransız bankalarından borç alabilirler.
Fransa'ya 1961 yılından itibaren koloni vergisi ödemekte olan Afrika ülkeleri; Benin,
Burkina Faso, Guinea-Bissau, Ivory Coast, Mali, Nijer, Senegal, Togo,
Cameroon, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo-Brazzaville, Ekvatoryal
Gine ve Gabon.
Jacques Chirac'ın söylediği gibi; "Afrika olmadan Fransa, hızla bir üçüncü dünya ülkesi haline gelecektir."
Ve...
François Mitterand, "Afrika olmadan, Fransa'nın 21.yy'a gelindiğinde bir tarihi olmayacaktır."
Odatv için çeviren: Şıvan Okçuoğlu