kara mizah? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kara mizah? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.2.13

Bir Saadet Partili'nin heykelle imtihanı: Sünnetsiz Davut heykeli kanıma dokundu!

Saadet Partisi'nin Eğitim işlerinden Sorumlu Antalya İl Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, "iş gezisi" için gittiği İtalya izlenimlerini yazdı. Michelangelo ve Leonardo Da Vinci'nin eserlerinden "heykel derken iğrenç şeylerden bahsediyorum" şeklinde söz eden Düzen, "AB karşıtlığını" böyle temellendirdi.
Saadet Partisi'nin Eğitim işlerinden Sorumlu Antalya İl Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, iş gezisi için gittiği İtalya'da gördüğü Rönesans sanatçılarını ve heykellerini ağır bir dille eleştirdi.
netgazete.com.tr adlı internet sitesindeki köşesinde İtalya gezisiyle ilgili izlenimlerini yazan Düzen, "Sokaklar çırıl çıplak heykellerle dolu!" derken, dünyaca ünlü heykeltraşlar Michelangelo ve Leonardo Da Vinci'den bahsederken "eşcinsel" olduklarını söyledi. Akşam gazetesinden Mustafa Kozak'ın da dikkat çektiği yazısında Düzen şöyle devam etti:
"Heykel derken iğrenç şeylerden bahsediyorum. Mesela bir tanesi var ki, iğrenç kelimesinin çok hafif kalacağını düşünüyorum. Bu Michelangelo denilen zat, Floransa’nın göbeğindeki meydana Hz. Davut’un anadan uryan kocaman bir resmini çizmiş. Hem de sünnetsiz bir şekilde! Doğrusu kanıma dokundu. Bir peygamberin fotoğrafını çizmek zaten başlı başına bir meydan okumayken bir de sünnetsiz çıplak bir resmi dev bir şekilde meydana monte etmek de ayrıca insanlık dışı bir olaydır. İşte kimlerle bir araya gelmek için takla attığınızı görün istiyoruz."

'Aman Allah'ım, yer yerde put var!'
Vaftizci Yahya heykelini de büyük bir öfkeyle karşılayan Düzen, "Hz.Yahya yarı çıplak durumdaki Hz. İsa’yı vaftiz ediyor ve kanatlı bayan bir melek de onların yanı başında duruyor. Daha anlatmakla bitiremeyeceğim nitelikte sembol ve figürlerle dolu akıl almaz putlar bütün şehri kuşatmış durumda" dedi.


Düzen'in "kanına dokunan" Davut heykeli

Neresi olduğu bilinmeyen bir mimarlık fakültesinin girişindeki çıplak bir erkek resmine de kafayı takan Saadet Partili, buradan "tabiri caizse şehrin tamamının domuz koktuğuna" geçiyor ve bu yüzden ülkesine döndüğü zaman yaşadığı mutluluğu anlatamıyor.

'Gavurdan dost, domuzdan post olmaz'
Bütün bunlara rağmen Avrupa Birliği'ne hala girmek isteyenler olduğunu söyleyen Düzen, sözlerine şöyle devam etti:

"Evet ama ülkemizi de oraya benzetme gayreti içinde olanlar var maalesef. Özellikle gençliğimiz adım adım uçuruma doğru gitmektedir. Bu şartlar altında Saadet Partisinin önce ahlak ve maneviyat vurgusunu ve İslam Birliğine olan ısrarını bir kez daha takdirle karşıladım. Allah muhterem Erbakan Hocamızdan razı olsun. Yıllarca gâvurdan dost, domuzdan post olmaz diye diye insanlığımızı uyandırmaya çalıştı."
SolPortal, 2 Şubat 2013 

28.12.12

Best of 2012 (part one)

“Ya Allah, bismillah...”
 
*

“Bunlar Zerdüşt.”
“İblisin yolunda yürüyenler.”
“Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz, tuvalete...”
“Vampirler.”
“Nekrofiller, ölüseviciler.”

*

Sivas katliamı zamanaşımına uğradı... “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun, yıllar yılı içerde olan vatandaş vardı.”

*

“Utanmadan kalkacaksın, Genelkurmay Başkanım için hükümete yalakalık yapıyor diyeceksin, şerefsizliktir.”
“ÖSYM’nin başındaki değerli bir bilimadamı, kalkıp da yalakalık yapıyor diyemezsin.”
“Öğrenmek hakkımızdır falan, kimin hakkı nedir, nereye kadardır, onun ölçüsünü Ümit Boyner belirlemeyecek, o işine baksın.”
“Belediyeden maaşını alacaksın, sonra yönetime verip veriştireceksin, böyle tiyatroculuk olmaz.”
“Ben Kasımpaşalı Tayyip olmaktan şeref duyarım, herhalde yüzde 50’den daha akıllı değilsin.”

*

“Yargıya gerekenleri söyledik, yargı da gereğini yapıyor.”
“Kuvvetler ayrılığı var ya, geliyor önümüze engel olarak dikiliyor.”

*

“Bahtsız bedevi.”
“Edep yahu.”

*

“Hedef 2023...”
“MHP 2023’ü sahipleniyor, mülkiyet iddiasında bulunuyor, patenti size aitse bedeli nedir söyleyin, ödeyelim.”
“Hedef 2071...”
“Benim twitter hesabım yok, hakara makara yaparlar.”

*

“Bak belge konuşuyor... Bu ne insafsızlık, Seferihisar’da tarihi cami ahır yapılmış!”
“10’uncu Yıl Marşı’nda geçer, demir ağlarla ördük falan, neyi ördün, hiçbir şey örmüş değilsin.”
“19 Mayıs törenleri üzerinden hiç kimse bize mürebbiye gibi parmağını sallamasın.”
“Ulus’ta hangi zihniyet varsa, Sinan Erdem Salonu’nda da aynı zihniyet vardı, terörist holiganlar.”

*

“Dindar gençlik yetiştiriyoruz.”
“Dindar olmasınlar da... Tinerci mi olsunlar?”
“Bizden ateist nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir.”

“Dininin... Kininin davacısı bir gençlik.”
“İmam hatip okullarını niye kapattınız? Oralardan terörist yetişmediği için mi kapattınız?”

*

“Ortadoğu’da ne işiniz var diyorlar,  Kayserili Mimar Sinan’ın gittiği yere gitmek boynumuzun borcudur.”
“Biz, Hint Okyanusu’na donanma gönderen Osmanlı’nın torunuyuz, bunlar cüce, cüce...”
“Sultan Kılıçarslan, bana ne Kudüs’ten demediyse, biz de şimdi bize ne Gazze’den diyemeyiz.”
“Sultan Alparslan gibi beyaz kefenimizi giyerek yola çıktık.”
“Ecdadımızın at sırtında gittiği her yere biz de gideriz.”
“Kanuni’nin ömrünün 30 yılı at sırtında geçti, sarayda o dizilerdeki gibi geçmedi.”
“Bizans’ın hanımları Fatih Sultan Mehmet’i kapıda karşılarken, başımızda kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığını görmeyi tercih ederiz demişlerdir.”

*

“Büyük devletiz... Kükremiş sel oluruz, bendimizi çiğner aşarız, haddini bildiririz.”
“Dostluğumuz ne kadar değerliyse, gazabımız da o kadar kahredicidir.”
“Yakıcı azap olmaya devam edeceğiz.”
“Nato’dan Patriot talebimiz olmadı, iddialar tamamen asılsız, bu füzeyi alma noktasında karar verici biziz, benim bundan haberimin olması lazım, benim böyle bir
şeyden haberim yok, savunma sanayi icra konseyi var, icra konseyinin başkanı benim, herhalde sağır duymaz uydurur cinsinden bir haber.”

Bir hafta sonra...

“Türkiye’nin toprakları aynı zamanda Nato toprağıdır.”

Bir hafta sonra...

“Patriotlar, Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş’a yerleştirilecek.”

*

“Herkesin yaşam tarzına saygılıyız, karışmayız.”
“Kürtaj cinayettir.”
“Her kürtaj Uludere’dir.”
“Sezaryenle olursa, ikiden fazla olmaz, niye iki çocuktan fazla olmasın, ben bu ülkede her meselenin sorumlusuyum.”
“Bayanların küfrettiğini görünce nevrim dönüyor.”

*

“5 buçuk yaşındaki çocuk eğitim görebilir mi deniyor... Halbuki, her canlı, anne karnında eğitim almaya başlıyor, nasıl emebileceğini biliyor.”
“66 ay meselesinde gidip doktor raporu alanları, evlatlarına ihanetle vasıflandırıyorum, benim evladım geri zekâlıdır diyor.”

*

“Medyada akbabalar var.”
“Eskiden emirle köşe yazısı yazıyorlardı, bunları tasmalarından biz kurtardık.”
“Tünel açılışı yapıyoruz, gazetelere bakın, doğru dürüst göremezsiniz, bir teşekkürünüz yok mu? Koy onu bir yere, ver onu manşetten, koyamaz... Niye? Cibiliyetinin gereği budur.”
“Yazılı basın propagandaya alet olmamalı, yok saymalı, tek sütun dahi görmemek lazım.”
“Öyle kitaplar vardır ki... Bombadan tesirlidir.”

*

“O gazete mert değil, namert yayın yapıyor, Sayın Obama’ya karşı takınılan bir tavır var.”
“Eeyyy Obama, duy bunları duy!”

*

“Benim hocamın güzel bir ifadesi vardı, oğlum derdi, siyasette tekkeye derviş aramayacaksın... Hocamın dediği istikametteyiz.”
“Bu hocalara yazıklar olsun!”
“Öğrencilerine böyle akıl veren hocalar bize lazım değil.”
“Sizin yetiştirdiğiniz öğrenciler bunlarsa, bu ülke batmış...”
“O profesörler, doçentler veya şu bu... Mesleği bıraksınlar.”

*

“Biz de öğrencilik yaptık ama, böyle öğrencilik yapmadık.”
“Sevgili anacığım, anarşinin yoğun olduğu o günlerde, balkonlarda bizi beklerdi. O bizi beklerdi... Biz ise, geceleri duvarlara afişler asmaktan dönerdik!”

*

“Dak edene duk edilir...”
“Ofisimde böcek bulundu.”

*

“Bu bir veda değil, es’tir, bitmeyen şarkının notaları arasında moladır.”
“Durmak yoook... Yola devammm...”
Yılmaz ÖZDİL, Hürriyet, 28.12.2012