İster gülün ister düşünün!
Aşı yaptırmayı neden istemiyorlar?
Gazete okumayı sevmeyenlere ilginç haberler
Okuyan
anne
saat
18:49
Labels:
din,
domuz gribi,
Hürriyet,
Mehmet Yılmaz,
mizah
- Bir sıcak söz üç kış ısıtır.
- Kuş, cevabı olduğu için ötmez, şarkısı olduğu için öter.
- Daha iyi bir at ararken at üstünde olun.
- Derenin ne kadar derin olduğunu test ederken her iki ayağınızı birden kullanmayın.
- Geniş fikirli olanlar farklı dinlerde gerçeği görür, dar görüşlü olanlar sadece farkları görür.
- Hiç kitapsız olmak kitaptaki her şeye inanmaktan iyidir.
- Kötü sözün yankısı yüz kilometre öteden gelir.
- Müziği duymayanlar dans edenlerin deli olduğunu sanır.
- Kırmızı burunlu adam ayyaş olmayabilir ama buna kimseyi inandıramaz.
- Köpeği dövmeden önce sahibinin kim olduğunu öğren.
- Uzaktaki su yakındaki ateşi söndürmez.
- İntikam peşinde koşan iki mezar kazmayı unutmasın.
- Eşeğin dudakları atın ağzına uymaz.
- Hüzün kuşlarının başınızın üzerinde uçmasına mani olamayabilirsiniz ama saçlarınıza yuva yapmalarını önleyebilirsiniz.
- Karga her yerde eşit derecede siyahtır.
- Eğer kalbimde yeşil bir dal bulundurursam şarkı söyleyen bir kuş gelecektir.
- En karanlık ormanın en fazla ortasına kadar gidebilirsiniz. Geriye kalanında karanlıktan çıkmaktasınız.
- Bir nesil ağaç diker, diğer nesil gölgede oturur.
- Eğer bir yıl süren refah istiyorsanız tahıl yetiştirin. On yıl süren refah istiyorsanız ağaç yetiştirin. Yüz yıl süren refah istiyorsanız insan yetiştirin.
- Ağaç dikmek için en uygun zaman yirmi yıl önceydi. En uygun ikinci zaman şimdidir.
- Bir defa kaplanın üzerine bindiniz mi inmek kolay değildir.
- Ekmek resmi yaparak karnınızı doyuramazsınız.
- Ağzınız hançer gibi sert olsun ama kalbiniz tofu kadar yumuşak.
- Eğer niyetiniz çan çalmaksa kulaklarınızı tıkayın.
- Ateşi kâğıda saramazsınız.
- Sadece herkes yakacak getirdiğinde iyi bir ateş yakılabilir.
- Okumadan geçen üç günden sonra konuşmanın tadı kaçar.
- Hiçbir kavuncu kavunlarım kabak diye bağırmaz.
- Gül veren elde her zaman biraz koku kalır.
- Soru soran beş dakika aptal yerine konur. Sormayan sonsuza kadar.
- Kaybolanı sayma, geriye kalanı say.
- Semerine bakarak at hakkında karar verme.
- Bırak savaşın ne olduğunu bilmeyenler savaşmaya gitsin.
- Öğrenme hiçbir hırsızın çalamayacağı bir hazinedir.
- Uzun yolda hafif yük olmaz.
- Dükkân açmak kolaydır. Açık tutmak sanattır.
- Dört at bir dilden hızlı değildir.
Okuyan
anne
saat
16:46
Labels:
magazin,
Metin Münir,
mizah
BEKLENEN iddianamede yer alan iddialar, gizli tanıkların da kimliği dikkate alınarak saklı tutulmak kaydıyla fakat öte yandan kamuoyunu tatmin etmek için bazı teknik hususlar aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
Madde 1: Görev başındaki hükümetin icraatlarını eleştirmek, darbe girişiminde bulunmakla eşdeğerdir. Hükümet eleştirilemez. İstikrarın tek teminatı olan hükümeti eleştirmek hem demokrasiden vazgeçmek hem de dinden çıkmak anlamına gelir.
Madde 2: Hükümeti eleştirme girişiminde bulunmak silahlı örgüt kurmayı düşünmekten farksız bir düşünce tarzıdır. Dolayısıyla silahlı örgüt kurmayı düşünmek, halkı hükümete karşı silahlı isyana teşvik etmektir.
Madde 3: Silahlı isyan örgütünün kuruluş sermayesi olarak kullandığı silahlar, gecekonduda bulunan seri numaraları tutanakta yazılı yirmi yedi adet el bombasıdır. El bombaları, elde patlamasın diye gizli tutulan ek tutanakla imha edilmiştir.
Madde 4: Silahlı isyan örgütü aynı zamanda terör örgütüdür. Bu örgüt, klasik anlamdaki terör örgütü değildir. Avrupa kapısındaki ve Amerika kıyısındaki çağdaşlık dikkate alınarak postmodern terör örgütü olarak algılanmalıdır.
Madde 5: Halen şüpheli olarak adı geçen kişiler aslında birer teröristtir. Fakat bunları dağdaki terörist gibi düşünmek yanlıştır; bunlar kentli teröristtir ve çağdaş kılıkta dolaşırlar, örneğin takım elbise giyer, kravat takar, sinekkaydı tıraş olurlar.
Madde 6: Haklarında dava açılacak şüpheli teröristlerin, silahlı terör örgütünün kurucu üyesi olup olmalarına bakılmaksızın halkı silahlı isyana teşvik etmiş olmaları bakımından kasaptaki ete soğan doğrama girişimi nedeniyle cezalandırılmaları kaçınılmazdır.
Madde 7: Hükümeti cebir ve şiddet yoluyla devirmeyi düşünenlerin cebirden sonra geometriye başvurmaları söz konusu olduğu için olay matematiksel yönden de ayrı bir soruşturma konusu yapılacaktır.
Madde 8: İddianame bu kadar değildir. Ek iddianame birkaç yıl içinde hazırlanacaktır ve bundan sonraki açıklamaların hükümet tarafından medyaya iliştirilmiş gazetecilerce yapılması yolunda kanun hükmünde kararname yayımlanacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırmak!
İSTANBUL Barosu Genel Sekreteri avukat Hüseyin Özbek yaşanmakta olan son olaylar ışığında bazı saptamalarda bulunuyor:
“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal yapısına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti içindeki anayasal statüsüne, Türk milletinin bilinçaltında yaşattığı ordu algısına yönelik stratejik saldırı kampanyası hız kesmeksizin sürüyor. Atlantik ötesindeki ana karargâhta oluşturulan stratejiye AB’nin de sıcak baktığı anlaşılıyor… Emperyalist sistemin bitmez tükenmez istemlerine karşı ulusal çıkarlar gereği direnme Batı jargonunda çözümsüzlükte ayak direme ve reform karşıtlığı olarak tanımlanmaktadır. Çözümsüzlük yerine teslimiyeti iktidarda kalmanın amentüsü belleyip, sözlüklerinden ulusal onur, bağımsızlık, özgürlük kelimelerini çoktandır silmiş olanlarca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı sürdürülen kampanya geleceğin tarihçilerince nasıl değerlendirilecek dersiniz? Psikolojik operasyonlarla, kesintisiz kampanyalarla halkın gözündeki itibarı örselenmek istenen, darbeci, ekonomik ve demokratik gelişmenin baş engeli olarak suçlanıp sindirilmeye çalışılan Türk Silahlı Kuvvetleri, kışlasına hapsettikten sonra, Kıbrıs’ta, Ege’de, Güneydoğu’da, Kuzey Irak’ta emperyalist sistemin istediği her türlü çözüme(!) toptan kabul sözü vermiş olanların acelesi olduğu anlaşılıyor!”
Okuyan
anne
saat
20:01
Labels:
AB,
güncel,
mizah,
Türkiye tarihi
Kimlerin Fenerbahçeli olduğu düşünülürse bu da yukardakilerin şaka anlayışı olmalı.
Okuyan
anne
saat
22:50
Labels:
AB,
çifte standart,
iç işlerine müdahale,
mizah