18.7.08

Açıklama

BEKLENEN iddianamede yer alan iddialar, gizli tanıkların da kimliği dikkate alınarak saklı tutulmak kaydıyla fakat öte yandan kamuoyunu tatmin etmek için bazı teknik hususlar aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

Madde 1: Görev başındaki hükümetin icraatlarını eleştirmek, darbe girişiminde bulunmakla eşdeğerdir. Hükümet eleştirilemez. İstikrarın tek teminatı olan hükümeti eleştirmek hem demokrasiden vazgeçmek hem de dinden çıkmak anlamına gelir.

Madde 2: Hükümeti eleştirme girişiminde bulunmak silahlı örgüt kurmayı düşünmekten farksız bir düşünce tarzıdır. Dolayısıyla silahlı örgüt kurmayı düşünmek, halkı hükümete karşı silahlı isyana teşvik etmektir.

Madde 3: Silahlı isyan örgütünün kuruluş sermayesi olarak kullandığı silahlar, gecekonduda bulunan seri numaraları tutanakta yazılı yirmi yedi adet el bombasıdır. El bombaları, elde patlamasın diye gizli tutulan ek tutanakla imha edilmiştir.

Madde 4: Silahlı isyan örgütü aynı zamanda terör örgütüdür. Bu örgüt, klasik anlamdaki terör örgütü değildir. Avrupa kapısındaki ve Amerika kıyısındaki çağdaşlık dikkate alınarak postmodern terör örgütü olarak algılanmalıdır.

Madde 5: Halen şüpheli olarak adı geçen kişiler aslında birer teröristtir. Fakat bunları dağdaki terörist gibi düşünmek yanlıştır; bunlar kentli teröristtir ve çağdaş kılıkta dolaşırlar, örneğin takım elbise giyer, kravat takar, sinekkaydı tıraş olurlar.

Madde 6: Haklarında dava açılacak şüpheli teröristlerin, silahlı terör örgütünün kurucu üyesi olup olmalarına bakılmaksızın halkı silahlı isyana teşvik etmiş olmaları bakımından kasaptaki ete soğan doğrama girişimi nedeniyle cezalandırılmaları kaçınılmazdır.

Madde 7: Hükümeti cebir ve şiddet yoluyla devirmeyi düşünenlerin cebirden sonra geometriye başvurmaları söz konusu olduğu için olay matematiksel yönden de ayrı bir soruşturma konusu yapılacaktır.

Madde 8: İddianame bu kadar değildir. Ek iddianame birkaç yıl içinde hazırlanacaktır ve bundan sonraki açıklamaların hükümet tarafından medyaya iliştirilmiş gazetecilerce yapılması yolunda kanun hükmünde kararname yayımlanacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırmak!

İSTANBUL Barosu Genel Sekreteri avukat Hüseyin Özbek yaşanmakta olan son olaylar ışığında bazı saptamalarda bulunuyor:

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal yapısına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti içindeki anayasal statüsüne, Türk milletinin bilinçaltında yaşattığı ordu algısına yönelik stratejik saldırı kampanyası hız kesmeksizin sürüyor. Atlantik ötesindeki ana karargâhta oluşturulan stratejiye AB’nin de sıcak baktığı anlaşılıyor… Emperyalist sistemin bitmez tükenmez istemlerine karşı ulusal çıkarlar gereği direnme Batı jargonunda çözümsüzlükte ayak direme ve reform karşıtlığı olarak tanımlanmaktadır. Çözümsüzlük yerine teslimiyeti iktidarda kalmanın amentüsü belleyip, sözlüklerinden ulusal onur, bağımsızlık, özgürlük kelimelerini çoktandır silmiş olanlarca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı sürdürülen kampanya geleceğin tarihçilerince nasıl değerlendirilecek dersiniz? Psikolojik operasyonlarla, kesintisiz kampanyalarla halkın gözündeki itibarı örselenmek istenen, darbeci, ekonomik ve demokratik gelişmenin baş engeli olarak suçlanıp sindirilmeye çalışılan Türk Silahlı Kuvvetleri, kışlasına hapsettikten sonra, Kıbrıs’ta, Ege’de, Güneydoğu’da, Kuzey Irak’ta emperyalist sistemin istediği her türlü çözüme(!) toptan kabul sözü vermiş olanların acelesi olduğu anlaşılıyor!”

Deniz Som, Cumhuriyet, 15 Temmuz 2008