27.5.07

AKP'de Aday Mülakatları

AKP'de milletvekili aday adayları tek tek sözlüden geçiriliyor. Fena yöntem değil. Böylece AKP adayları "seçmece" olacak!

AKP bugünlerde ikili çalışma yapıyor:

1- Partinin çekirdeğini oluşturacak adaylar.

2- Vitrin.

Vitrin kolay! 3-4 tane solcu dönek, bir avuç kamuoyunun tarafsız bildiği kişi, iki tutam her yere uygun liberal, birkaç zarflık da meşhur kişi. Alın size vitrin. Duyduğumuza göre AKP bir kişilik de "rakı içen" kotası ayırmış. Bakalım piyango kime vuracak?
Partinin asıl özünü oluşturacak adaylar için doğal olarak özel çalışma gerekiyor.
AKP Genel Merkezi'nde aday adayları dün akşam saatine dek tek tek sözlüden geçirildi. Şimdi ikinci çalışma var. Bizim onlara küçük bir yardımımız olsun; olası sorulara nasıl yanıt vermeleri konusunda bazı ipuçları aktaralım. Bu yardımımız karşısında herhangi bir talebimiz de yok, bunu da baştan söyleyelim.
Sözlü üç aşamalı olmalı:
Devlet kurumlarına-kurallarına bakış, ekonomi, dış politika.
Hazır olun, soru ve yanıtlara geçiyoruz...

***

Soru: Diyelim ki yeniden iktidara geldik, siz de partinin sözcüsüsünüz. Laiklik konusundaki görüşünüzü sordular. Ne dersiniz?
Yanıt: Ben laikim, o laik, her şey laik. Devlet laik, kurumlar laik. Laikliğin olmadığı bir devlet ve hükümet düşünemiyorum. Ancak bu laikliğin tarifini yeniden yapmak gerekir. Tarif beş ya da altı adet olabilir. Ne kadar çok tarifi olursa o kadar iyidir. Böylece halkımız tariflerden istediğini seçer.

Soru: Devlet kurumları arasındaki uyumu ve dengeyi nasıl sağlarsın?
Yanıt: Önce bu kurumların tümünü ele geçirmeye çalışırım. Ele geçiremediklerimin içini boşaltırım. Ele geçiremediğim güçlü kurumları da birbirine düşürürüm. Böylece dengeli bir şekilde devlet idaresini sağlarım.

Soru: Ekonomik göstergeler kötü. Halk arasında ekonominin iyiye gitmediğine yönelik düşünceler belirmeye başladı. Ne yaparsın?
Yanıt: Göstergeleri değiştirmek uzun sürer. Ekonomide atılan bir adımın sonuçlarını almak için aylarca beklemek gerekir. Bunun yerine ekonomik göstergeleri hazırlayanları değiştiririm. Onlar da rakamlarla oynayıp her şeyin iyi gittiğini gösterirler. Böylece ekonomiyi rayına oturtmuş olurum.

Soru: Önemli bir ihale var, bu ihaleden pay vermek istedikleriniz çok fazla. Ne yaparsın?
Yanıt: İhaleyi parça parça ederim. Her birini bir taraftarıma veririm.

Soru: İhale bitti, ancak genel merkez son anda birkaç kişinin daha ihaleden pay almasını istedi. Ne yaparsın?
Yanıt: İhale almış olanları çağırır, yanlarına genel merkezin istediği ortakları veririm.

***

Soru: Uluslararası bir toplantıda Türkiye'yi temsil ediyorsun. Katılımcılar Türkiye'yi yerden yere vuruyor, ne yaparsın?
Yanıt: Ben onlardan daha fazla eleştiririm. Hepsini şaşırtırım. Eğer bizi desteklerseniz Türkiye'yi sizin istediğiniz şekle benzetiriz derim.

Soru: Anayasanın kimi hükümleri var ki, partimizin hedeflerine engel. Değiştirmek de mümkün değil. İç hukuk yolları yok. Ne yaparsın?
Yanıt: El altından kimi uluslararası kurumlara bu maddelerin değişmesi için Türkiye'ye baskı yapmalarını söylerim. Onlar böyle bir açıklama yapınca kamuoyuna döner, "Türkiye dünyadan ayrı düşemez, dünyaya kulaklarımızı tıkayamayız, bu değişiklikler şart görünüyor" demeçleri veririm.

Soru: Demokrasiyi tarif ediniz.
Yanıt: Partimizi iktidarda tutacak her türlü düzenlemeye demokrasi denir. Demokrasi geliştirilmeli, en ücra yerlere kadar götürülmelidir.

Soru: İstikrar nedir?
Yanıt: Partimizin iktidarda kalmasına istikrar denir. Türkiye'de istikrar hiçbir zaman bozulmamalıdır.

AKP'li aday adaylarına başarılar dileriz!
Mustafa BALBAY, Cumhuriyet, 27 Mayıs 2007