DYP mebusluğu beklerken Başbakan olan Tayyip beyin Yahudilerle dansı
Önce bir şeyin altını çizeyim. Hayır bu satırların yazarı antisemitist yani klasik anlamda bir Yahudi düşmanı falan değildir.
Tersine daha önce yazı yazdığı Türkiye gazetesi gibi muhafazakar bir gazetede bile gözlemlerine dayanarak “İsrail, Türklerin Dünya’da sevildiği nadir ülkelerden biri” diye yazılar yazmıştır.
Dolayısı ile değerlendirmelerimiz ön yargılı ideolojik saplantıların sonucu değildir.
Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra gelelim konumuza:
Maalesef Türkiye’de kim iktidar olursa olsun Yahudiler’in aleyhine haber ve sorgulamalar pek yapılmaz!
Düşünün, Vakit gibi bir gazete bile bu konuda ancak zevahiri kurtarma adına hareket ediyor.
Gündem oluştuğunda istisnasız her şeyi konuşup tartışan Türk medyası ve aydınları, örneğin Yahudilerin kutsal topraklar ütopyasını hiç mi hiç sorgulamaz ya da K.Irak’daki Yahudi Kürtler olgusunu zerre gündeme getirmez!
Yahudilerin hedefe oturtulmaması bizim medyada adeta inanç gibi bir şeydir!
Bütün gençlik ve olgunluk dönemlerini Musevi düşmanlığı ile geçirip fikri kimlik ve kişilik bulan AKP kesiminin aynı geleneği hem de eskileri katlayarak sürdürmesi aslında var olan mutlak bir realitenin ispatıdır.
O da Yahudilerin Türkiye’deki müthiş etkisi ya da dolaylı hükümranlığıdır!
Tam bu noktada bir parantez açalım ve bir anekdot aktaralım:
Hafta sonu bizim sitenin lokalinde tavla partisi sonrasında eski siyasilerin bulunduğu bir grupla sohbetteyiz.
AP ve DYP’nin eski bakanlarından Hasan Ekinci anlatıyor:
- “Tayyip Beyle siyasette yasaklı iken yani AKP’yi kurmadan bir süre önce ortak dostumuz olan Artvinli bir işadamının Çatalca’daki evinde buluştuk ve 5 saat sohbet ettik.”
Ekinci devam ediyor:
- “Görüşme talebi ondan gelmişti ve bana Hasan Ağabey sen deneyimlisin ne yapmam lazım sorusunu sordu. Ben de, siyasi yasak ilelebet olmaz, yasağın ileride kalkar ve DYP ya da ANAP’dan mebus olursun dedim. O da, benim düşüncem de aynı karşılığını verdi.”
Ekinci anlatmayı sürdürüyor:
- “Aradan birkaç ay geçti yine Artvinli bir işadamının bürosunda ama bu sefer tesadüfen karşılaştık. Tayyip bey o karşılaşmamızda bana heyecanla ’Hasan Ağbi işler değişti, göreceksin Başbakan olacağım’ dedi. Tayyip bey bürodan çıkınca ortak işadamı dostumuza durumu sordum. Aldığım karşılık şuydu: Erdoğan ABD konsolosu ve Yahudi temsilcilerle temas halinde imiş!”
Hasan Ekinci’nin bu anlattıkları benim 2001 yılında Star gazetesinde yazdığım Erdoğan ADL önderi Abraham Foxman’la İstanbul’da gizlice buluştu haberimi doğruluyor ki zaten o haber hiçbir zaman yalanlanmamıştı.
Devam edelim...
Yukarıda aktarılan ve yıllardır yaşananlarla sabit ki Tayyip bey, Musevi lobisinin hâlâ gözdesidir!
Belli ki Yahudiler Erdoğan’ı deliğe süpürme kararını ertelemiştir.
Öyle olmasaydı 10 gün önce 50 siyonist örgüt lideri ADL çatısının önderliğinde Tayyip Erdoğan’ı kucaklayıp bağrına basmazdı.
İlginçtir, Erdoğan’ın bu denli geniş katılımlı bir toplantıya niçin katıldığı ve orada neler konuşulduğu medyamızda hiç mi hiç gündeme getirilmedi... Öyle ya 50 Yahudi önder laf olsun diye böyle bir toplantıya katılır mı? Demek ki ortada ciddi bir gündem ve ardından mutabakat söz konusudur!
İyi de nedir bu mutabakat? Yahudiler neyin karşılığında Erdoğan’a desteğini sürdürüyor? Kürt açılımı işi, mayınlı arazi ve askeri ihaleler olabilir mi?
Laf aramızda bendeniz, İsrail ve ABD desteği kesilmeden AKP’nin iktidardan gönderilebileceğini pek düşünmüyorum! Bunlar Erdoğan’a bir süre daha iş gördürüp ardından uğurlayacaklar.. Dileyelim o iş gördürme sürecinde Türkiye bölünmesin!
Tersine daha önce yazı yazdığı Türkiye gazetesi gibi muhafazakar bir gazetede bile gözlemlerine dayanarak “İsrail, Türklerin Dünya’da sevildiği nadir ülkelerden biri” diye yazılar yazmıştır.
Dolayısı ile değerlendirmelerimiz ön yargılı ideolojik saplantıların sonucu değildir.
Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra gelelim konumuza:
Maalesef Türkiye’de kim iktidar olursa olsun Yahudiler’in aleyhine haber ve sorgulamalar pek yapılmaz!
Düşünün, Vakit gibi bir gazete bile bu konuda ancak zevahiri kurtarma adına hareket ediyor.
Gündem oluştuğunda istisnasız her şeyi konuşup tartışan Türk medyası ve aydınları, örneğin Yahudilerin kutsal topraklar ütopyasını hiç mi hiç sorgulamaz ya da K.Irak’daki Yahudi Kürtler olgusunu zerre gündeme getirmez!
Yahudilerin hedefe oturtulmaması bizim medyada adeta inanç gibi bir şeydir!
Bütün gençlik ve olgunluk dönemlerini Musevi düşmanlığı ile geçirip fikri kimlik ve kişilik bulan AKP kesiminin aynı geleneği hem de eskileri katlayarak sürdürmesi aslında var olan mutlak bir realitenin ispatıdır.
O da Yahudilerin Türkiye’deki müthiş etkisi ya da dolaylı hükümranlığıdır!
Tam bu noktada bir parantez açalım ve bir anekdot aktaralım:
Hafta sonu bizim sitenin lokalinde tavla partisi sonrasında eski siyasilerin bulunduğu bir grupla sohbetteyiz.
AP ve DYP’nin eski bakanlarından Hasan Ekinci anlatıyor:
- “Tayyip Beyle siyasette yasaklı iken yani AKP’yi kurmadan bir süre önce ortak dostumuz olan Artvinli bir işadamının Çatalca’daki evinde buluştuk ve 5 saat sohbet ettik.”
Ekinci devam ediyor:
- “Görüşme talebi ondan gelmişti ve bana Hasan Ağabey sen deneyimlisin ne yapmam lazım sorusunu sordu. Ben de, siyasi yasak ilelebet olmaz, yasağın ileride kalkar ve DYP ya da ANAP’dan mebus olursun dedim. O da, benim düşüncem de aynı karşılığını verdi.”
Ekinci anlatmayı sürdürüyor:
- “Aradan birkaç ay geçti yine Artvinli bir işadamının bürosunda ama bu sefer tesadüfen karşılaştık. Tayyip bey o karşılaşmamızda bana heyecanla ’Hasan Ağbi işler değişti, göreceksin Başbakan olacağım’ dedi. Tayyip bey bürodan çıkınca ortak işadamı dostumuza durumu sordum. Aldığım karşılık şuydu: Erdoğan ABD konsolosu ve Yahudi temsilcilerle temas halinde imiş!”
Hasan Ekinci’nin bu anlattıkları benim 2001 yılında Star gazetesinde yazdığım Erdoğan ADL önderi Abraham Foxman’la İstanbul’da gizlice buluştu haberimi doğruluyor ki zaten o haber hiçbir zaman yalanlanmamıştı.
Devam edelim...
Yukarıda aktarılan ve yıllardır yaşananlarla sabit ki Tayyip bey, Musevi lobisinin hâlâ gözdesidir!
Belli ki Yahudiler Erdoğan’ı deliğe süpürme kararını ertelemiştir.
Öyle olmasaydı 10 gün önce 50 siyonist örgüt lideri ADL çatısının önderliğinde Tayyip Erdoğan’ı kucaklayıp bağrına basmazdı.
İlginçtir, Erdoğan’ın bu denli geniş katılımlı bir toplantıya niçin katıldığı ve orada neler konuşulduğu medyamızda hiç mi hiç gündeme getirilmedi... Öyle ya 50 Yahudi önder laf olsun diye böyle bir toplantıya katılır mı? Demek ki ortada ciddi bir gündem ve ardından mutabakat söz konusudur!
İyi de nedir bu mutabakat? Yahudiler neyin karşılığında Erdoğan’a desteğini sürdürüyor? Kürt açılımı işi, mayınlı arazi ve askeri ihaleler olabilir mi?
Laf aramızda bendeniz, İsrail ve ABD desteği kesilmeden AKP’nin iktidardan gönderilebileceğini pek düşünmüyorum! Bunlar Erdoğan’a bir süre daha iş gördürüp ardından uğurlayacaklar.. Dileyelim o iş gördürme sürecinde Türkiye bölünmesin!
Sabahattin Önkibar, Yeniçağ, 30 Eylül 2009