Rönesans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rönesans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.3.10

Kristof Kolomb keşfe giderken cebinde Amerika'nın haritası vardı

Başlık insanı hayrete düşüren bir iddia, bunun farkındayım.
Ama bu bir tarihi gerçek.
Kolomb'un adamları bu haritayı Papa'nın kütüphanesinde görüp almışlardı.
Aynı şekilde Magellan da keşfe çıkarken daha sonra adıyla anılacak boğazı görmeye giderken, o boğazın ve gidilecek bölgenin haritası cebindeydi.
1515 yılında Magellan keşif seyahatine başlamadan dört yıl önce, Johannes Schöner dört yıl sonra Magellan tarafından keşfedildiği sanılacak bölgenin haritasının basımını yapmıştı. Yani Magellan'ın adamları keşfe çıkmadan önce haritayı piyasadan satın almış olabilirlerdi.
Anlayacağınız Kristof Kolomb ve Magellan'ın seyahatleri aslında birer keşif seyahati değildi. Onlar bir anlamda cepte gidilecek yerin haritasıyla birlikte seyahate çıkan turistlerin gezisi gibi bir şeydi.
Peki ama tarihe tüm bakışımızı değiştirecek bu bilgiler nereden çıktı ortaya.
Elimde dünyada çok tartışılan ve yüzlerce tarihçiyi uğraştıran bir çalışma var. Yazarı Gavin Menzies '1434 The Year a Magnificent Chinese Fleet Sailed to Italy and Ignited The Renaissance' (Muhteşem Bir Çin Donanmasının İtalya'ya Gidip Rönesansı Başlattığı Yıl).
İçimdeki entelektüel ateşi yakan bu muhteşem başlığı ben hiç tahmin etmeyeceğiniz bir yerde Vanity Fair dergisinde keşfettim. Derginin kitaplar hakkında kısa bilgilerin verildiği sayfada bir meşhura o sıralar neleri okuduğu sorulunca o da bu kitabın ismini vermiş. Yeni kitap avcılığımı hiç durdurmadığımdan hemen bu kitabın peşine düştüm. Buldum ve okudum. Okudukça, öğrendikçe hayretlere düştüm.
Ve bu kitabın tarihin yeniden yazılması anlamına geldiğini, bizim bugün çoğunlukla Batı merkezli olarak anlatılan tarihin doğru olmadığını ayrıca Rönesans'ın Antik Yunan'ın ve Roma'nın yeniden canlandırılması olarak anlatıldığı resmi tarihin bir hikayeden ibaret olduğunu ve o dönemde Avrupa'daki her önemli bilginin ve yeniliğin aslında Çinliler tarafından verildiğini gördüm.
Tarihçinin elindeki belgeler sadece haritalardan ibaret değil, ayrıca Leonardo da Vinci'nin çizdiği birçok buluşun resimlerinin de Çinliler tarafından İtalya'ya daha önce verilmiş olduğunu belgeleyen resimler var. Bunlar ve diğerleri bahsettiğim kitapta yer alıyor. İnsanın dünyaya bakışını değiştirebilecek bu yeni bilgiyi öğrendiğimde uzun zamandır kafamı meşgul eden bir muammayı da sonunda çözmüş oldum.
Yıllar içinde Çin kültürü ile ilgili bilgim arttıkça bu kadar derin bir entelektüel birikimi olan ve kültürü ile hayat ve sanat anlayışı bu kadar rafine olan bir ulusun nasıl olup da Rönesans'ı kendi ülkesinde yapmadığını düşünüyordum.
Üstelik kitabın, yazıldığı tarihte Çin dünyanın en güçlü ülkelerinden bir tanesiydi, teknolojik açıdan en ileri olanıydı. Avrupa ise Roma İmparatorluğu'nun batmasının yarattığı derin travmayı hala atlatamamıştı. Bu yüzden Rönesans'ın neden Çin'de değil de İtalya'da başladığının bir açıklaması muhakkak olmalıydı. Aradığım cevabı bu kitap verdi işte.
Çin imparatoru 29 Haziran 1930 tarihinde yayınladığı bir emir veya ferman ile uyruklarına bir görev vermiş.
Buna göre barbarlar olarak adlandırılan Avrupa'daki halkların eline o gün Çin'in elinde bulunan bütün bilgilerin aktarılması istenmiş.
Bunun nedeni ise basit: Çin imparatoru bu kadar fazla bilgiyi görünce Avrupa ülkelerinin Çin'in üstünlüğünü kendiliklerinden kabul edeceklerini ve ellerinde doğru haritalar da bulunursa doğru yoldan gelip Çin imparatoruna bağlılıklarını bildirip, hediyelerini getirebileceklerini düşünmüş. Yani imparator Avrupa'yı Çin'in bilgi üstünlüğü ile ezmeyi planlıyormuş.
Böylece uzun süren bir hazırlık dönemi başlamış, Çinliler insanlığa yararı olabilecek tüm bilgileri ve buluşları toparlamaya başlamşlar. Ve sonunda toparlama işi bitince de büyük bir filo oluşturulmuş ve bu gemiler İtalya'ya doğru harekete geçmişler. Venedik ve Floransa o dönemde çok önemli. İkisi de büyük ticaret merkezleri. Çinlilerin muhteşem filosu gelince bu İtalya'da büyük heyecan yaratmış ve Papa da onları karşılamaya gitmiş.
Ve Çinliler ellerindeki bilgileri içeren çizgileri, haritaları ve formülleri İtalyanlara aktarmaya başlamışlar.
Bilgiyi en iyi saklayacak insanları tercih ediyorlarmış. Böylece birçok çizginin ve haritanın daha sonra Papa'nın kütüphanesinde çıkmasının nedeni de şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Bu yeni bilgileri iyi kullanan İtalya'nın bilginleri hepsi birden harekete geçince de sonunda dünyanın kaderini değiştiren Rönesans doğmuş.
Elimdeki kitapta Rönesans döneminde keşfedildiği sanılan birçok yeniliğin daha önce Çinliler tarafından çizimiş eskizleri ile karşılaştırmalar var.
Yani diyeceğim o ki Gavin Menzies'in çalışması öyle popülerlik uğruna yazılmış bir kitap değil, içinde ciddi tarihçi çalışmasının ürünleri var. Bu çalışma yıllar boyu sürmüş ve uluslararası işbirliği ile götürülmüş.
Meraklandıysanız ki; meraklanmadıysanız doğrusu hayret ederim. Bu konunun işlendiği internet sitesine bir göz atın. www.1421.tv, yazarın bundan önceki kitabının adıdır.
Anlatılanlara tamamen ikna olmasanız bile bunun müthiş bir entelektüel macera olacağına emin olun.

Serdar Turgut, Akşam, 18 Mart 2010