Yeni başlayanlar için Atatürkçülük
KİMLER kimler gördük son yıllarda. Ne tuhaf tipler, ne komedi karakterleri, ne zavallılar...
Ülkenin
kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve fikirlerine rüzgârlar öyle estiği
için uzak görünmeyi tercih edenler, ismini hiç veya tam olarak telaffuz
etmemeye azami özen gösterenler, yokmuş, öyle biri hiç olmamış gibi
davranmaya çalışanlar, aleyhinde konuşanlar, ailesine çamur atanlar,
tarihi çarpıtanlar, iftiracılar, hatta utanmadan küfür ve hakaret
edenler...
Öfkelendik filan ama, bunların önünde sonunda rezil,
acınası durumlara düşeceği, Türkiye Cumhuriyeti bünyesinin, milletin
bunları kabul etmeyeceği de belliydi.
Bak n’oldu? Yine dağ taş Atatürk. Sokaklar,
caddeler, meydanlar, kahveler, okullar, hatta konserler, tiyatrolar,
törenler, eğlence yerleri, sosyal medya önlenemez şekilde, gittikçe
yükselen seslerle Atatürk.
Konu halk açısından gayet net,
hep netti. Ama bir de medyadan takip ettiğim, Atatürk’ü yeni keşfeden
figürler, kanaat önderleri, gazeteciler var.
Siyaset de son günlerde daha sık Atatürk demeye başladı, Allah’ım bu bir rüya mı? Fevkalade, bravo, işte böyle.
Ama
tabii sadece Atatürk demekle de olmaz. Ne demişti ülkenin kurucu
lideri? “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim
fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu
kâfidir...”
Bazıları
geç anlar. Onun için vatana, millete bir hizmet olarak, yeni
başlayanlar için bir Atatürk’ü anlama, daha yakından tanıma rehberi
yaptım. Kendisinin meşhur bazı sözleri ve altlarında bu sözlerin acizane
şahsıma ait açıklamaları var. Zira Atatürkçülük sadece lafla olmaz,
aramıza yeni katılanların fikirleri de anlayıp, ona göre hareket etmesi
lazım, değil mi efendim?
- “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”Yazar burada “Bizim ezberci, baskı altında, soru sormayan, ezik, biatçı nesillere değil, tam tersine, özgür, araştıran, bilim yapan bireylere ihtiyacımız var” diyor.- “Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!”Lider burada “Miskin miskin oturmayın, torpil istemeyin, güçlüye yandaşlıkla bir yere gelmeyi ümit etmeyin, çalışın, bileğinizin hakkıyla başarın ve bunu yapanların yükseleceği bir sistem kurun kardeşim” demek istiyor.- “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin?”
Kendisi burada kadın-erkek eşitliğini, aynı zamanda fırsat eşitliğini anlatıyor. “Kadın şunu yapmaz, bunu yapmaz, yeri şurasıdır, burasıdır” deyip “Çünkü onun tabiatı farklıdır” diye kulp bulanlara kapak takıyor!
- “İstiklal, istikbal, hürriyet, her şey adaletle kaimdir!”“Bağımsızlık” diyor, “gelecek” diyor, “özgürlük” diyor, “ancak adalet olursa ayakta kalır, yoksa hepsi tuzla buz olur” diyor! Daha ne desin artık.- “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”Paşa burada “Yeni bir nesil tasarlarken bilim, teknoloji ve sanat öncelenmezse, geri kalırsınız”ı anlatmaya çalışıyor.
- “Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”E bunu açıklamaya gerek yok, anladınız siz onu!
Atatürkçülüğü
herkese tavsiye ederiz. Atatürk ferahlatır, özgürleştirir, beyni dinç,
zekâyı aydınlık tutar, tembelliğe, miskinliğe, taassuba, yalancı
şeyhlere-dervişlere, kiraya verilmiş akıllara karşı panzehirdir.
Israrla isteyiniz!
Gülse Birsel, Hürriyet, 1.Kasım 2017