29 Mart’tan beri çocuklar gibi şeniz
Pazar gecesinden beri hepimizin yüreğinde bir hafiflik, sesinde bir şıkırdama... Aniden yarınlara yeniden umutla bakar olduk; geleceğe ilişkin hayaller kurabilmeye başladık.
Hepimiz derken arkadaş çevremi, yakın-uzak dostlarımı, gerek Türkiye’nin dört bir yanından gerekse yurtdışından irtibat halinde olduğum okurlarımı kastediyorum.
2 gündür bitmek tükenmek bilmeyen bir telefon ve e-posta trafiği içindeyiz. Birbirimizle öylesine iştiyakla konuşuyoruz ki, eminim GSM operatörlerine epey para kazandırmışızdır.
Laf bitmiyor bir türlü. Başbakan’ın Putin’leşmesine ve bizlerin de ötekileşme tehlikesine karşı, biraz olsun rahat nefes almaya ne kadar da ihtiyacımız varmış meğer!
Uçak bile dağıtsalar...
- Baksana kömürler, erzak paketleri, buzdolapları vız gelmiş. Emine Hanım’ın memleketi Siirt’te bile kaybetti AKP.
- Helal olsun Tuncelilere... Buzdolabı-televizyon değil, uçak bile verselerdi yine partilerinden şaşmazlardı.
- Aaaaa, Van da gidiyor. Bakarsın, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten de kurtuluruz.
- Mardin hariç bölgedeki bütün illeri kaybetmeyi herhalde hiç beklemiyorlardı.
- Ayol Adalar’da bile kaybettiler. Adalar halkı genelde merkez sağa oy verirdi; ama AKP’nin dayatmakta olduğu yaşam tarzına isyan edip, bu kez CHP’de karar kılmışlar.
- Baksana MHP, AKP’nin elindeki 7 belediyeyi almış.
- İnanılır gibi değil, AKP 16 şehirde belediye başkanlığını kaybetmiş.
AKP, % 17 oy kaybetti
Pazar gecesi bizlerin üzerinden kalkan sıkıntı, Başbakan Erdoğan’ın yüreğine çöktü. Şimdi o düşünsün bakalım nerelerde hata yapıyoruz diye!
AKP’nin oyları % 46.6’dan % 38.8’e geriledi. Bu % 17’lik oy kaybı demek. 22 Temmuz’da da öfkeyle kalkan zararla oturmuştu; bu kez de farklı olmadı.
Erdoğan, seçimden hemen önce NTV’deki söyleşisinde “Arkadaşlarıma hep söylüyorum. Halka hizmet etmek gereklidir, ama yeterli değildir. Yeterli olan nedir derseniz, halkın gönlünü hoş tutmaktır” diyordu. Bizlerin gönlünü hoş tutamadığını umarız fark etmiştir.
CHP neyin garantisi?
CHP’nin neredeyse hiçbir politikasını onaylamıyorum; Deniz Baykal’ı televizyonda bir dakika bile dinlemeye tahammül edemiyorum, ama benim ve kızımın bugüne kadar alışageldiğimiz hayat tarzımızı sürdürebilmemizin tek garantisi, bugün için sadece CHP.
Baykal bu mülahazayla 22 Temmuz’da bizim gibilerden oy patlaması bekliyordu, ama vermedik. 29 Mart’ta yelkenleri suya indirmemizde belirleyici faktör, Erdoğan’ın Putin’leşmesinin yanı sıra CHP’li adayların kimlikleri oldu. İstanbul’da Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin, birbirini tamamlayan 2 zıt karakter olarak mükemmel bir ikili oluşturdu. İkisine de çabalarından ötürü teşekkür borçluyuz.
Gürsel Bey, İstanbul’da CHP’nin de yeniden halka dokunabileceğini bizlere kanıtladı. İl Başkanlığı’na atandıktan hemen sonra bizlere yaptığı “halka açılma, varoşlarda varlık gösterme” vaatlerinin hepsini yerine getirdi; umutlarımızın yeniden yeşermesine vesile oldu. En önemlisi de CHP’de bir şeylerin değişebileceğini bizlere gösterdi.
Hepimiz derken arkadaş çevremi, yakın-uzak dostlarımı, gerek Türkiye’nin dört bir yanından gerekse yurtdışından irtibat halinde olduğum okurlarımı kastediyorum.
2 gündür bitmek tükenmek bilmeyen bir telefon ve e-posta trafiği içindeyiz. Birbirimizle öylesine iştiyakla konuşuyoruz ki, eminim GSM operatörlerine epey para kazandırmışızdır.
Laf bitmiyor bir türlü. Başbakan’ın Putin’leşmesine ve bizlerin de ötekileşme tehlikesine karşı, biraz olsun rahat nefes almaya ne kadar da ihtiyacımız varmış meğer!
Uçak bile dağıtsalar...
- Baksana kömürler, erzak paketleri, buzdolapları vız gelmiş. Emine Hanım’ın memleketi Siirt’te bile kaybetti AKP.
- Helal olsun Tuncelilere... Buzdolabı-televizyon değil, uçak bile verselerdi yine partilerinden şaşmazlardı.
- Aaaaa, Van da gidiyor. Bakarsın, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten de kurtuluruz.
- Mardin hariç bölgedeki bütün illeri kaybetmeyi herhalde hiç beklemiyorlardı.
- Ayol Adalar’da bile kaybettiler. Adalar halkı genelde merkez sağa oy verirdi; ama AKP’nin dayatmakta olduğu yaşam tarzına isyan edip, bu kez CHP’de karar kılmışlar.
- Baksana MHP, AKP’nin elindeki 7 belediyeyi almış.
- İnanılır gibi değil, AKP 16 şehirde belediye başkanlığını kaybetmiş.
AKP, % 17 oy kaybetti
Pazar gecesi bizlerin üzerinden kalkan sıkıntı, Başbakan Erdoğan’ın yüreğine çöktü. Şimdi o düşünsün bakalım nerelerde hata yapıyoruz diye!
AKP’nin oyları % 46.6’dan % 38.8’e geriledi. Bu % 17’lik oy kaybı demek. 22 Temmuz’da da öfkeyle kalkan zararla oturmuştu; bu kez de farklı olmadı.
Erdoğan, seçimden hemen önce NTV’deki söyleşisinde “Arkadaşlarıma hep söylüyorum. Halka hizmet etmek gereklidir, ama yeterli değildir. Yeterli olan nedir derseniz, halkın gönlünü hoş tutmaktır” diyordu. Bizlerin gönlünü hoş tutamadığını umarız fark etmiştir.
CHP neyin garantisi?
CHP’nin neredeyse hiçbir politikasını onaylamıyorum; Deniz Baykal’ı televizyonda bir dakika bile dinlemeye tahammül edemiyorum, ama benim ve kızımın bugüne kadar alışageldiğimiz hayat tarzımızı sürdürebilmemizin tek garantisi, bugün için sadece CHP.
Baykal bu mülahazayla 22 Temmuz’da bizim gibilerden oy patlaması bekliyordu, ama vermedik. 29 Mart’ta yelkenleri suya indirmemizde belirleyici faktör, Erdoğan’ın Putin’leşmesinin yanı sıra CHP’li adayların kimlikleri oldu. İstanbul’da Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin, birbirini tamamlayan 2 zıt karakter olarak mükemmel bir ikili oluşturdu. İkisine de çabalarından ötürü teşekkür borçluyuz.
Gürsel Bey, İstanbul’da CHP’nin de yeniden halka dokunabileceğini bizlere kanıtladı. İl Başkanlığı’na atandıktan hemen sonra bizlere yaptığı “halka açılma, varoşlarda varlık gösterme” vaatlerinin hepsini yerine getirdi; umutlarımızın yeniden yeşermesine vesile oldu. En önemlisi de CHP’de bir şeylerin değişebileceğini bizlere gösterdi.
Meral Tamer, Milliyet, 1 Nisan 2009