19.7.07

Masallar masallar


Masallar, genellikle halkın yarattığı, bütünüyle düş ürünü, ağızdan ağza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, olağan dışı kahraman ve olaylardan söz eden, anlatılanlara inandırmak iddiası bulunmayan bir yazın türüdür.
Genel seçim sürecine yaklaştığımız bu günlerde AKP'nin masallarıyla da, tanışmaya başladık. Büyük kentlerimizdeki panolara astıkları afişler, nedense bana masalları anımsattı. Aslında biz bu masalları yıllardır biliyorduk.
Elektrik faturaları dört buçuk yıldır zamsız ödeniyormuş; masal bu ya, inanırsanız.. Kasım 2002'de elektriğin kilovatı 0.08 YTL iken, bugün 0.16 YTL, artış %100. Doğalgaz ve su için de masallar devam ediyor. Kasım 2002'de doğalgazın metreküpü 0.23 YTL iken, bugün 0.53 YTL, artış %130. Kasım 2002'de 10 metreküpe kadar su 0.57 YTL iken, bugün 1.13 YTL, artış %100. Kasım 2002'de 11-30 metreküp arası su 1.01 YTL iken, bugün 2.91 YTL, artış %188.
Ekmeğin de ayrı bir masalı var: 4.5 yıldır ekmek zamlanmamış. 2002'de 1 kg ekmek 0.6 YTL iken, bugün 3.5 YTL, yaklaşık 6 kat artmış. Ekmeğin gramajını düşürerek, ekmek hiç zamlanmadı yıllardır aynı fiyat demek, kendilerini kandırmaktan başka bir şeye yaramaz.
İsteyen, istediği hastanede ücretsiz tedavi oluyormuş. Var mı böyle bir ücretsiz tedavi masalı? Sağlık ocaklarında ücret alınmıyormuş. AKP iktidarı zamanında sağlık ocaklarına yazar kasa alınarak, sağlık hizmetleri ücretlendirilmişti. 1 Temmuz'dan itibaren ücret ödenmeyecektir demek, masaldır. Çünkü muayene ücretleri, reçeteler üzerinden eczaneler tarafından alınmaktadır.
Enteresan bir masal daha: kira öder gibi ev sahibi olunması.. Gören, duyan varsa ne mutluluk, ne güzellik.. Kiralar, 2002'den bugüne yaklaşık %100 arttı. Kredi çekerek, ev alanların hali ortada. Yoksulluk sınırının altında ücret alarak yaşayanlar için, inanılması olanaksız bir masal..
Ders kitapları ücretsizmiş! Milli Eğitim Bakanlığı artık kitap basmıyor, bu kitapları çeşitli dinci yayınevleri basıyor. Bu trilyonluk pazar, iktidarın yakın çevrelerine peşkeş çekildi. Ücretsiz dağıtılan bu kitapları çoğu öğretmen okutmak istemiyor, dersler yardımcı kitaplarla idare ediliyor.
Üniversitenin de ayrı bir masalı var; 39 yeni üniversite açarak, daha fazla öğrencinin yüksek öğretim yapmasını sağlamışlar. Açılan yeni üniversiteler, diğer üniversitelerin bölünmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Kontenjanlar gene aynıdır. Örnek verecek olursak; Çorum Hitit Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Çankırı Karatekin Üniversitesi, Gazi Üniversitesi'nden ayrılarak kurulmuştur.
AKP'nin seçim için hazırladığı "Alnımızın akıyla 4 yıl, 8 ay, 19 gün her şey Türkiye için" adlı kitabında yok, yok. Masallarda olağan dışı olaylar anlatılır, ama ben hiç böyle bir masal duymamıştım, görmemiştim. Her masal bulunduğu toplumun izlerini taşır. Masallar bir eğlence unsuru olmanın ötesinde; bir tarihçi için bazı önemli tarihi olayların aydınlatılmasında değerli birer belgedir. AKP'nin masalları da, bir döneme ışık tutacak belgeler niteliğine çoktan kavuşmuştur.
AKP afişlerinin en anlamlısı ise, RTE'nin yalvaran bakışlarla "Birlikte başardık. Yarım bırakma.." sloganı. Yarım bırakmak istemiyorlar; çünkü yalanları, talanları, yolsuzlukları ortaya çıkacak, korkuyorlar. AKP, dört yılı aşkın süredir iktidarda, yalanlarıyla, masallarıyla, yalakalarıyla, şakşakçılarıyla ülkeyi yönettiklerini sanıyor. Adından başka hiçbir şeyi ak olmayan bu partiyi, 22 Temmuz'da delikten süpürmenin zamanı gelmiştir. Oyumuza sahip çıkmak, ülkemize sahip çıkmak anlamına gelmektedir. Oylarımızı bağımsız ve bölünmez bir Türkiye için kullanmalıyız, cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız..
İzlediğiniz bu içeriğin bağlantı adresi:
http://www.heddam.com/index.asp?H=5970
Suay KARAMAN
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri ANKARA, 19 Temmuz 2007 Perşembe