Okuma - yazma bilmeyen güneş enerjisi "mühendisleri"
Bir okul düşünün; ücra bir köyde...
Öğrencileri, elektriği bile olmayan köylerden evli ve orta yaşlı, okuma-yazma bilmeyen ya da okumayı çat pat sökmüş yoksul kadınlar...
"Yalın Ayak Koleji"ne kabul edilecek kadının mutlaka kocası-çocukları ve bir karış da olsa ekecek toprağı olmalı ki, "güneş enerjisi mühendisi" olduktan sonra kasaba ya da kentte iş aramak yerine tekrar köyüne dönsün! Ve kendi köyündeki evlere teker teker güneş enerjisiyle çalışan sistemler kurup, komşularının elektrik ve sıcak suya kavuşmalarını sağlasın...
İnanılır gibi değil ama Sanjit Roy'un, Hindistan'ın ücra bir köyünde 35 yıl önce temellerini attığı Barefoot College bugün, okuma-yazması olmayan güneş enerjisi "mühendisi" -kendisi ısrarla mühendis diyor- kadınlar yetiştiriyor!
Öğretmensiz eğitim
Bu okulda öğretmen yok, ayda 100 dolara çalışan 25 personel var. Sanjit, toprakla uğraşan köylü kadının bilgeliğine ve kavrama yeteneğine güveniyor. Kadınlar da onu yanıltmıyor; "6 aylık mühendislik öğrenimini" tamamlayıp köylerine döndüklerinde, hiçbir yardıma gerek duymadan, evlere güneş enerjisi tertibatını kurabiliyorlar.
Sanjit Roy'dan öğrendiğimize göre bir evin güneş enerjisiyle ısınıp, aydınlanabilmesi için 800 - 1000 dolarlık masraf yeterli. Akşamları 3 saat elektrik kullanmaları kaydıyla piller, 5 yıl dayanıyor. Herhangi bir arıza durumunda köylüler, tamir ve bakım için elbette güneş enerjisi mühendisi kadına başvuruyorlar ve o da takım çantasını eline alıp gururla sorunu gideriyor.
Hindistan'ın ünlü bir üniversitesinden mezun olan ve annesi diplomat olacağını hayal ederken, köyüne geri dönüp hayatını yoksul köylülerin yaşam standardını yükseltmeye adayan Sanjit Roy, mevcut eğitim sistemine de şiddetle karşı.
Yaldızlı diplomaların çoğu kez içleri boş olduğu halde, işe alımlarda belirleyici rol oynadığından yakınan Sanjit, "Üniversitelerin enerji mühendisliği bölümünden yeni mezunlar buraya geldi. Akla gelebilecek her türlü soruyu sordular ve bizim mühendis kadınlar hepsini çatır çatır cevapladı. Onların kâğıt üzerinde 5 yılda öğrenemediğini, biz okuma-yazması olmayan kadınlara 6 ayda öğretiyoruz," diyor iftiharla.
Dil bile bilmeden...
Hindistan'ın çeşitli eyaletlerindeki ücra köylerdeki Barefoot College'lerin sayısı şu anda 13'e ulaşmış. Öğrencileri de artık sadece Hintli kadınlar değil. Mevcut eğitim sistemine başkaldırısını bir adım daha ileri götüren Sanjit, sadece okuma-yazma bilmeyen kadınlara değil, Hintçe bilmeyen kadınlara da okulun kapılarını açmış. İlk gelenler Afgan kadınlar... Başarılı olduğunu görünce Kamerun, Mali, Sierra Leone, Gambia, hatta Bolivya'nın elektriksiz köylerinden kadınlar gelmeye başlamış okula.
Ve aynı dili bile konuşamadıkları halde 6 ayda "mühendis" çıkıp, köylerine döndükten sonra güneş enerjisi panellerini evlere kurup, komşularını ışığa kavuşturmuşlar.
Sosyal girişimci Sanjit'in hikâyesi, bana üniversitelerde yapılan bir espriyi anımsattı: "Eğer profesör cümleye 'teoride' diye başlarsa, anlayın ki anlattığı pratikte uygulanamaz. 'Pratikte' diye başlanan bir cümlenin ise teorisinin bulunmadığından emin olabilirsiniz."
Öğrencileri, elektriği bile olmayan köylerden evli ve orta yaşlı, okuma-yazma bilmeyen ya da okumayı çat pat sökmüş yoksul kadınlar...
"Yalın Ayak Koleji"ne kabul edilecek kadının mutlaka kocası-çocukları ve bir karış da olsa ekecek toprağı olmalı ki, "güneş enerjisi mühendisi" olduktan sonra kasaba ya da kentte iş aramak yerine tekrar köyüne dönsün! Ve kendi köyündeki evlere teker teker güneş enerjisiyle çalışan sistemler kurup, komşularının elektrik ve sıcak suya kavuşmalarını sağlasın...
İnanılır gibi değil ama Sanjit Roy'un, Hindistan'ın ücra bir köyünde 35 yıl önce temellerini attığı Barefoot College bugün, okuma-yazması olmayan güneş enerjisi "mühendisi" -kendisi ısrarla mühendis diyor- kadınlar yetiştiriyor!
Öğretmensiz eğitim
Bu okulda öğretmen yok, ayda 100 dolara çalışan 25 personel var. Sanjit, toprakla uğraşan köylü kadının bilgeliğine ve kavrama yeteneğine güveniyor. Kadınlar da onu yanıltmıyor; "6 aylık mühendislik öğrenimini" tamamlayıp köylerine döndüklerinde, hiçbir yardıma gerek duymadan, evlere güneş enerjisi tertibatını kurabiliyorlar.
Sanjit Roy'dan öğrendiğimize göre bir evin güneş enerjisiyle ısınıp, aydınlanabilmesi için 800 - 1000 dolarlık masraf yeterli. Akşamları 3 saat elektrik kullanmaları kaydıyla piller, 5 yıl dayanıyor. Herhangi bir arıza durumunda köylüler, tamir ve bakım için elbette güneş enerjisi mühendisi kadına başvuruyorlar ve o da takım çantasını eline alıp gururla sorunu gideriyor.
Hindistan'ın ünlü bir üniversitesinden mezun olan ve annesi diplomat olacağını hayal ederken, köyüne geri dönüp hayatını yoksul köylülerin yaşam standardını yükseltmeye adayan Sanjit Roy, mevcut eğitim sistemine de şiddetle karşı.
Yaldızlı diplomaların çoğu kez içleri boş olduğu halde, işe alımlarda belirleyici rol oynadığından yakınan Sanjit, "Üniversitelerin enerji mühendisliği bölümünden yeni mezunlar buraya geldi. Akla gelebilecek her türlü soruyu sordular ve bizim mühendis kadınlar hepsini çatır çatır cevapladı. Onların kâğıt üzerinde 5 yılda öğrenemediğini, biz okuma-yazması olmayan kadınlara 6 ayda öğretiyoruz," diyor iftiharla.
Dil bile bilmeden...
Hindistan'ın çeşitli eyaletlerindeki ücra köylerdeki Barefoot College'lerin sayısı şu anda 13'e ulaşmış. Öğrencileri de artık sadece Hintli kadınlar değil. Mevcut eğitim sistemine başkaldırısını bir adım daha ileri götüren Sanjit, sadece okuma-yazma bilmeyen kadınlara değil, Hintçe bilmeyen kadınlara da okulun kapılarını açmış. İlk gelenler Afgan kadınlar... Başarılı olduğunu görünce Kamerun, Mali, Sierra Leone, Gambia, hatta Bolivya'nın elektriksiz köylerinden kadınlar gelmeye başlamış okula.
Ve aynı dili bile konuşamadıkları halde 6 ayda "mühendis" çıkıp, köylerine döndükten sonra güneş enerjisi panellerini evlere kurup, komşularını ışığa kavuşturmuşlar.
Sosyal girişimci Sanjit'in hikâyesi, bana üniversitelerde yapılan bir espriyi anımsattı: "Eğer profesör cümleye 'teoride' diye başlarsa, anlayın ki anlattığı pratikte uygulanamaz. 'Pratikte' diye başlanan bir cümlenin ise teorisinin bulunmadığından emin olabilirsiniz."
Meral Tamer, Milliyet, 02 Şubat 2007