Huseyin Hatemi
İnançlı Musevîler’e uyarı
“Talmud nedir?” başlıklı ve Rabbi (Hahanı) Aaron Parry tarafından yazılmış bir eser, 2005 yılı sonlarında, Gözlem Yayınları’nca yayımlandı.
Bu Eser’in 296. sahifesinde şu cümle yer alır: Her inançtan kişi “canavarlar” ya da “canavar” bir ırk yaratılmamasına dikkat etmekten sorumludur. İşte benim de İsrail’in Lübnan’a saldırısından beri sürekli tekrarladığım uyarı budur. Ne var ki bu “canavarlaştırma”yı yazar “üstün insan” veya Frankenştayn türünden bir soyun laboratuarlarda genlerle oynanarak meydana getirilmesi anlamında anlamış olabilir. Oysa insanın asıl canavarlaşması, farkında olmaksızın İblis’e uyarak başka milletleri yok etme hakkının yegâne sahibi “üstün ırk” öğretisine kapılması ile gerçekleşir.
Bu korkunç sapma, Yahudi ümmetinde nasıl yer bulabilmiştir? Öyle zannediyorum ki Ahd-i Atıyk’den İblis’in çıkarılması ile! Bîçare bir hayvancağız olan yılan birdenbire İblis oluvermiş, İblis. Sırra kadem basınca, insanlığın İblis’e karşı uyarılmasına ilişkin âyetler de Kitab’dan buharlaşıp uçmuştur. Merhum Papa Jean Paul (Johannes Paulus), Papa kıyafetinde Dale Carnegie’liğe soyunmadığı, Mesih izleyicisi olma bilincini koruduğu için, yirmi yıl kadar önce şeytan inancının kaybolması tehlikesine karşı insanlığı uyarmış ve çok doğru bir söz söylemişti: Şeytan’ı en fazla memnun eden şey, kendi varlığına inanılmayıştır. Böylece, insanlar Şeytan’dan sakınmaya gerek duymazlar. (Olmayan, var olmayan bir şeyden niçin sakınsınlar ki?) Şeytan da çok kolay bir şekilde insanı ayartma fırsatı bulur.
İşte bu sebeple, ilâhî sevgi ehli, iğvadan korunmak için, dinî iç tecrübeler yaşamak için hazırlandıktan sonra, bu bağlantıya geçmeden önce, akıl ve gönül ekranlarını “virüs”den korumak için “eûzu billâhi min-eş-şeytân-ir-racîm” der.
Bush bu bilinçte olmadığı için, ekranda beliren ve İblis’in Karşı-Sözlük’üne uygun şekilde yazılmış talimatı görünce, “her gün Tanrı ile konuşuyorum” der. Oysa Chavez’in isabetle belirttiği gibi: Tanrı sandığı “muhatap”, İblis’den başkası değildir.
Yahudiler, Bâbil Esareti’nden döndükten sonra “yılan”a döndürdükleri İblis’i tekrar tanımalı ve O’ndan sakınmalıdırlar.
Öyle anlaşılıyor ki Kitab’ın tahrifine rağmen, azınlıkta kalsalar bile İblis’i kabul eden Yahudiler de vardı. Bunlar Yahya ve İsa’nın (A.S.) öğreti ve tebliğine tabi oldular.
İblis, zihinlerden ve kitaplardan kaybolduğunu görünce, çok memnun olarak derhal ikinci ayartma (iğva) safhasını da hazırlar: Allah da yoktur! Bireyler ölümlüdür. Şu halde bir “öteki dünya” inancı da yoktur! Herşeyi boş, her gördüğünü Bush bil! Nitekim Yahudi ümmetinin bir kısmı ve bugün çoğunluğu, “Âhiret” inancını da yitirmişlerdir.
Şeytan (İblis) bu ikinci safha ile de yetinmez. Bir insan böyle inançsız kalırsa “canavar” olmaz, sadece “alkolik”, “eroinman”, “hippy” vs. olur. Oysa İblis’in kini bununla tatmin olmaz, en büyük zevki “canavar” yetiştirmek, böylece “Yeryüzü’nde Allah’ın halifesi” olan Yüce Sevgili’yi ve diğer sevgi elçilerini seven ve izleyen insanlar olmaları için yaratılan bireyleri, bu amacın tam aksine “İblis’in halifesi” yapmaktır.
İblis, eserini tamamlayacağı ve insanı yırtıcı hayvanlardan korkunç hale getireceği üçüncü safhada, insanlara terk ettirdiği Tanrı (Allah) inancı yerine “Üstün Irk” putunu koyar. Nasıl? Der ki:
-Birey ölümlüdür, fakat üstün ırk devamlıdır. Bu üstün ırkın üstün vasıflarını sezen millî önderler, bunlardan “soyutlama” yolu ile Yahova’yı -hâşâ- icat etmişlerdir. Böylece Musa, kavmine şunu demiştir: -Ben sen yokuz, biz varız/Hem oğan, hem kullarız/Biz demek bir demektir/Sen, ben ona taparız.
İşte bu üçüncü zokayı da yutan Yahudîler, materyalist-siyonist-ırkçı canavarlara dönüşenleridir. Başka ümmetlerde de “canavarlaştırma” tertipleri sahneye konmuştur.
Meselâ ülkemizdeki “Alisiz, Ehlibeytsiz, Oniki İmamsız Alevîlik” fitnesi gibi! Fakat bugün insanlığın karşı karşıya olduğu en korkunç tehlike, Şer İttifakı’nın temsil ettiği tehlikedir. “Talmud nedir?” Yazarı çok doğru söylüyor: Her inançtan kişi, “canavarlar” ya da canavar bir ırk yaratılmamasına dikkat etmekten sorumludur.
Yazık ki insanlık bu yükümlülüğünü yerine getiremedi ve canavar ittifakı oligarşik yapılı süper güç konumuna geldi. Bu gücün ülkemizdeki sözcüleri de, “canavar ittifakı, İran ve Suriye ittifakıdır” diyorlar. Acaba Ishak, Yakub, Yusuf, Davud, Süleyman ve Musa da böyle mi diyor? Tevrat’a, Zebur’a, Talmud’a, Kabala’ya bir zahmet bakıverseniz?
Hüseyin Hatemi, Yeni Şafak, 21.08.2006