kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.1.13

Nobelli Biyolog'dan ezber bozan açıklama

Nobelli Biyolog, ‘Brokoli benzeri antioksidanlar kanser yapıyor’ dedi.

DNA sarmalını keşfeden Nobel Ödüllü ünlü biyolog James Watson, daha önce kansere karşı önerdiği brokoli gibi antioksidan içeren gıdaları çok tüketmenin kansere yol açtığını iddia etti.

Yıllardan beri ABD’deki dünyaca ünlü doktorumuz Mehmet Öz gibi birçok uluslararası saygınlığı bulunan birçok uzmanın, ‘süpergıdalar’ olarak nitelendirdikleri brokoli, yaban mersini, kırmızı biber, kivi ve benzeri besinler için, ‘Bunlar antioksidan miktarı çok yüksek olan gıdalardır. Mutlaka bol tüketin’ dediğini işittik. Uzmanlar, vücutta DNA bozulmaları ve tümör oluşumuna sebep olduğu iddia edilen ‘serbest radikaller’le mücadele eden antioksidanların kanser oluşumunda kritik öneme sahip olduğunu belirtiyordu. Her gün bir yenisi dünyaya duyrulan araştırmalar da bu teoriyi doğruluyordu. Daha 15-20 yıl öncesine kadar hayatımızda olmayan kivi, brokoli gibi gıdalar bir anda soframızın vazgeçilmez besinleri arasına girdi. Ancak dün Nobel ödüllü Amerikalı Biyolog James Watson’ın açıklamaları tüm bu görüşü bir anda ateşe atar nitelikte oldu.
Görüşü destek buldu: 1953 yılında DNA’nın sarmal yapısını keşfederek Nobel Biyoloji Ödülü’ne layık görülen Watson, ‘Antioksidanların vücutta savaştığı serbest radikaller aslında hastalıklı hücreleri kontrol altında tutuyor. Ayrıca kanser ilaçlarının yapımında kullanılıyorlar ve en az radyoterapi kadar etkililer’ açıklamasını yaptı. Royal Society Bilim Dergisi’nde kaleme aldığı makalede ünlü biyoloğun, ‘Antioksidanlar ortaya çıkmasını engelledikleri kanserlerden daha fazla kansere yol açmış olabilir’ görüşü dün bilim dünyasına bomba gibi düştü. İngiltere’deki Kanser Araştırma Enstitüsü Cancer Research UK’’den profesör Nic Jones da, ‘Antioksidanların sağlıklı insanlarda kanseri önlemede etkisiz oldukları, hatta bu kişilerde kanser riskini az da olsa artırdıkları son araştırmalarla görüldü’ diyerek Nobel’li uzmana destek verdi.

Brokoli kanser yapıyor!
Watson makalesine çok ses getiren şu saptamaları yaptı: “Hayatımı kanser araştırmalarına adadım ve hep insanların bu hastalığı engellemek ve tedavi etmek için antioksidan takviyesi aldığını gördüm. Ancak son dönemde ortaya çıkan birçok araştırma ileri seviyede kanserlerin bir türlü tedavi edilememesinde vücuttaki antioksidan fazlalığının etkisini gösteriyor. Bu da akla ‘Antioksidanlar aslında kanseri önleyen değil kansere sebep olan maddeler mi?’ sorusunu getiriyor. Birçok araştırma A, C ve E vitamini ile selenyum gibi antioksidanların da mide kanserini önlemek ya da ömrü uzatmakta hiçbir rolü olmadığını ortaya koydu. Hatta aksine ömür kısalttığını ve E vitamininin özellikle tehlikeli olduğu sonucuna varıldı.”

Yüksek antioksidan içeren gıdalar

Kuru erik, Nar, Kuru üzüm, Yaban mersini, Sarımsak, Ispanak, Brüksel lahanası, Brokoli, Portakal, Kırmızı biber, Kivi, Böğürtlen, Yeşil çay, Zeytinyağı, Bitter çikolata, Zencefil, Soya

VATAN DIŞ HABERLER, 10 Ocak 2013

22.8.09

Vitaminlerdeki büyük tehlike: Hayatınız kararabilir!


Tıp dünyasını karıştıran bir araştırmayı açıklayan Harvard Üniversitesi, “Bu iki vitamin de kanser hücreleriyle aynı rolü üstleniyor” görüşünde

HARVARD Üniversitesi uzmanlarının yaptığı ve sağlık dergisi Nature’nin son sayısında yayınlanan araştırmaya göre, C ve E vitaminleri ile beta karoten gibi güçlü antioksidanlar sanılanın aksine kanserin önlenmesine değil yayılmasına yardımcı oluyor. Araştırmada bu antioksidanların henüz sadece meme kanseri hücreleri üzerindeki etkisi araştırılmış olsa da tıp dünyasında büyük tartışma yarattı.

Araştırma sonuçlarına göre, adı geçen antioksidanlar kanser hücrelerini oluşturan erbB2 geniyle aynı rolü üstleniyor. Kanser hücreleri için besin rolü üstlenerek hastalığın oluşumunu ve yayılması için gerekli olan enerjiyi sağlıyor. Makalede bu yöndeki çalışmaların 1990’larda başladığı belirtildi. Buna göre deneylerde ilk olarak sigara içen insanlara beta karoten hapları verildi. Ancak bunun kanser oranını artırdığı görüldü. Daha sonra C ve E vitaminlerinde de benzer etkiler tespit edildi. Makalede ayrıca iki yıl önce Glasgow Üniversitsi tarafından yapılan ve C vitamini ile yağ hücrelerinin birleşmesinin kanseri hızlandırdığı yolundaki araştırma da hatırlatıldı. Bu vitaminlerin meyve ve sebzeler gibi doğal yollardan alımında ciddi bir risk oluşmadığı, vitamin haplarıyla alındığı zaman tehlike oluşturduğuna da dikkat çekildi.

Uzmanlar sonuçlara kuşkuyla yaklaştı

Bu sonuçlara şüpheyle yaklaşanlar da oldu. ABD Ulusal Kanser Önleme Enstitüsü Başkanı Dr. Harold Seifried “Araştırmanın sonuçları gerçekten şaşkınlık verici. Ancak bu sonuca nasıl varıldığını daha detaylı olarak incelemek gerekli” derken, Oregon State Üniversitesi’nden Balz Frei “Bu araştırma, antioksidanların kanser hücrelerini beslediğini kanıtlamaktan uzak” yorumunu yaptı.

Araştırmanın başkanlığını yapan Harvard’dan Dr. Joan Brugge ise “Araştırmalarımızı değişik antioksidanlar ve farklı canlı hücreler üzerinde yineleyeceğiz. Kesin konuşmak için henüz daha erken” dedi.

Vatan gazetesi, 22.08.2009

1.9.08

Beyindeki tümör ameliyatsız yok edildi

Fransız doktorları, beyin tümörlerini kafatasını açmadan lazerle yok etmeyi başardı.
PARİS - Nöroşirürji alanında ilk kez Paris’te yapılan ameliyata katılan ekibin başkanı Dr. Alexandre Carpentier, “Lazer teknolojisi kafatası açılmadan kafatasının altındaki tümörlerin ortadan kaldırılması amacıyla ilk kez kullanıldı” dedi.
Ameliyat, MR görüntüleme tekniğinden yararlanılarak yapıldı. Hastalara lokal anestezi uygulandı ve ameliyat, kafatasında açılan 3 milimetrelik delikten sokulan lazerli fiber optik kablo kullanılarak yapıldı.

Söz konusu ameliyatın, kemoterapi ve radyoterapi uygulanan, ancak kanser beyne sıçradığı için genel anestezi altında ameliyat olamayacak hale gelen, ortalama üç ay ömür biçilen 8 hastada denendiği ve sonuçların “ümitvar” olduğu belirtildi.

Tümörün yeri belirlendikten sonra içeri fiber kablo sokuluyor ve lazer çalıştırılıyor. 1-2 dakika çalıştırılarak metastaz hücreleri ısıtılıyor ve tümör “nekroze” oluyor, yani ölüyor. 90 dereceyi geçmemek için sıcaklık üç saniyede bir kontrol ediliyor. Sıcaklık haritaları, ölen dokuların görülmesini sağlıyor.

Hastalar ameliyat sırasında hiçbir şey hissetmiyor ve ameliyattan 14 saat sonra taburcu olabiliyor.
Güncelleme: 12:36 TSİ 30 Ağustos 2008 Cumartesi, ntvmsnbc.com