ayi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.3.08

Ayı bal çalmaktan hüküm giydi

Makedonya’da bir arı yetiştiricisinin kovanlarından defalarca bal çalan bir ayı, hırsızlıktan mahkum edildi.

Mahkemenin verdiği mahkumiyet kararının ardından ayının siciline hırsızlık ve suç amaçlı hasar maddeleri eklendi. Ancak Bitola kentindeki mahkemede sanık sandalyesi boştu ve gıyabında hüküm verildiği için ortalıkta kolları kelepçeli bir ayı da yoktu.
Sözkonusu dava, bir yıl boyunca kovanlarını korumak için çabalayan ancak bir sonuç alamayan kızgın bir arıcı tarafından açılmıştı.

Arı yetiştiricisi, bir jeneratör koyup bölgeyi aydınlatmasına ve içinde bol bol davul sesi olan Sırp halk şarkıları çalmasına rağmen, ayıyı ancak bir süreliğine kovanlarından uzak tutmayı başarabildiğini anlattı.

Arıcının verdiği bilgiye göre, jeneratörün yakıtı bittiğinde ve müzik sesi azaldığında, ayı kovanların bulunduğu alana geri döndü ve yeniden bal çaldı.

DEVLET ÖDEYECEK
Mahkum edilen ayının bir sahibi bulunmadığından ve ayılar ülkede koruma altında bulunan bir tür olduğundan, mahkeme, arıcının hasarını devletin ödemesine karar verdi.

Buna göre Makedonya devleti, arı yetiştirici Zoran Kiseloski’ye, uğradığı maddi hasar karşılığında, yaklaşık 4 bin 300 YTL ödeyecek.

Makedonya’nın belli bölgelerinde çok sayıda ayı bulunuyor.

BBC TÜRKÇE 16 Mart 2008 Pazar

25.11.07

Ciglik

AYILARI vurma kararı aldılar.

Kararı alan Çevre ve Orman Bakanlığı.


Bir de Bozcaada’nın kınalı kekliklerini vuracaklar. Karar yine Çevre ve Orman Bakanlığı’nın.

Kimi açıkgöz firmalar yabancı avcıları getirip ülkemizdeki hayvanları büyük paralar karşılığında vurduruyorlar.

İzin veren; Çevre ve Orman Bakanlığı...

Çığlıkları duyan yok.

*

Çevre ve Orman Bakanlığı
çevreyi ve ormanı korumak için kurulmamış mıdır?

Ama öyle değil işte... Bu bakanlığın izni olmadan ne bir dalın kesilmesi, ne bir taşın yerinden kaldırılması, ne bir kazmanın vurulması olası...

Bu bakanlık verdiği izinlerle, süregelen doğa yağmasının "yasal" olmasını sağlıyor.

Koruması gerekenleri, yok etmeye yarayan bir devlet kuruluşu...

- Belek ormanlarının kesilip golf sahası yapılması...

- Acarkent faciası...

- Kaz Dağları katliamı...

- Tuz Gölü’nün yok oluşu...

- Tam 72 gölün kurutulması...

- Hasankeyf rezaleti...

- Bergama yüz karası...

- Boğaz ormanlarının taş-kömür ocaklarına verilmesi...

- Yüzlerce güzelim koyun çirkin kooperatif evleri ile kaplanması...

- Irmak ve nehirlerin boyalı akması...

Say say bitmez...

Tüm bu doğa katliamları, bu yağmalar, bu yok edişler ancak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın izniyle olabiliyor.

*

Şimdi sıra ayıları ve keklikleri satmaya geldi.

Dışardan getirilen zengin avcılara ayılar ve keklikler vurdurulacak, bu işi yapan turizm şirketleri ile kimi görevlilerin cepleri dolacak...

Ve kimse o canlıların çığlıklarını duyamayacak...

Kimin izin ve onayıyla?...

Tabii ki Çevre ve Orman Bakanlığı’nın...

Çevre ve Orman Bakanlığı diye bir kurum olmasaydı, belki bu işler bu kadar kolay olmayacaktı.

Ama ne yazık ki bir Çevre ve Orman Bakanlığı var...

Bekir Coskun, Hurriyet, 25.11.2007