15.12.07

Fazıl Say: Ülkemi Terk Ediyorum

Milli Piyanistimiz Fazıl Say İslamcıların Aşırı Güç Kazandığını, Bakan Eşlerinin Türbanlı Olduğunu ve Artık Bir Türkiye Rüyasının Kalmadığını Öne Sürerek Ülkeyi Terk Edebileceğini Açıkladı.

BÜYÜK YETENEK MİLLİ PİYANİSTİMİZ FAZIL SAY İSLAMCILARIN AŞIRI GÜÇ KAZANDIĞINI, BAKAN EŞLERİNİN TÜRBANLI OLDUĞUNU VE ARTIK BİR TÜRKİYE RÜYASININ KALMADIĞINI ÖNE SÜREREK ÜLKEYİ TERK EDEBİLECEĞİNİ AÇIKLADI.

Say Paris'te, Almanya'da yayımlanan sol-liberal eğilimli 'Süddeutsche Zeitung' gazetesinin bir sorusu üzerine 'Türkiye rüyalarımız kısmen öldü. Tüm bakan eşleri türban takıyor. İslamcılar zaten kazandı. Biz yüzde 30, onlar ise yüzde 70. Başka yere taşınmayı düşünüyorum' dedi.
Avrupa Komisyonu tarafından 2008 yılı kültürlerarası diyalog elçisi olarak görevlendirilen Say 'Hemen değil ama, ileride Türkiye'den ayrılmayı düşünüyorum. Biz artık azınlıkta kaldık, dışlanıyoruz. Çankaya'daki davete bile beni çağırmadılar. Böyle giderse, bir kızım var, onu da alır yurtdışına giderim.' diyerek karamsarlığını dile getirdi.
(Gecce.com) 14.12.2007 22:12

* * *

Fazıl Say'ı Çıldırtan Sansür


Piyanist Fazıl Say,'Bu iktidar, bana ve müzik sanatına şimdiye kadar dostça davranmadı,' sözlerini sarf etti ve Kültür Bakanlığınca kendisine uygulanan hiç unutamadığı sansür olayını anlattı.

Ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say, ''Türkiye'nin Orta Çağ karanlığına kaymasına karşıyım. Çünkü ben, çağdaş uygarlık düzeyini amaçlayan bir kültürün insanıyım'' dedi.
Fazıl Say, bir Alman gazetesinde yer alan görüşleri ve ardından yayınlanan haberler dolayısıyla merkezi Antalya'da bulunan Kadir Dursun Prodüksiyon aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, besteci ve piyanist yönüyle Avrupa müzik kültürünü temsil etmesine rağmen, kökeni olan Anadolu halk kültüründen hiç kopmadığını; bunu, herkesin bildiğini ifade etti.
Bütün eserlerinin halk kültürüyle yoğrulduğunu kaydeden Fazıl Say, Avrupa Birliği'nin ''Kültürlerarası Diyalog Yılı''nda kendisini ''Elçi'' unvanıyla görevlendirmesinin temelinde, bu özelliğinin yattığına dikkati çekti.
Fazıl Say açıklamasında, şunları kaydetti:

''Bütün bunlara karşılık bu iktidar, bana ve müzik sanatına şimdiye kadar dostça davranmadı. 'Metin Altıok Ağıtı' adlı oratoryom dolayısıyla, iktidarın ilk kültür bakanı, çeşitli yöntemler kullanarak eserin sansür edilmesini sağladı. Bu olayı, hiç unutamıyorum.
Müzik sanatını küçümsemenin başta gelen örneklerinden biri, Milli Eğitim Bakanlığının önceki yıl okullarda müzik ve resim derslerinin kaldırılması girişiminde bulunmasıdır. Bizim milli eğitim sistemimizden sanat eğitimi dışlanamaz. Başka bir olumsuz örnek ise Türkiye'nin bugün on bin müzik öğretmeni açığı bulunduğu halde, lisans öğrenimini tamamlayan genç müzikçilerimizin öğretmen olmasını önlemek için engeller icat edilmesidir. Bunlar, basının ve halkın gözünden kaçmış olabilir ama, müzik benim mesleğim; benim gözümden kaçmadı. 'Sanatçı, alnında ışığı ilk hissedendir' özdeyişini, 'Sanatçı, karanlığın tehlikesini ilk hissedendir' anlamında da düşünebiliriz.''

''Orta Çağ karanlığının, bütün aydınlar gibi kendisini de kaygılandırdığını'' ifade eden Fazıl Say, açıklamasında, ''En çok da gelecek kuşaklar için kaygılanıyoruz. Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz'' görüşüne yer verdi.
(Anadolu Ajansı) 3 saat önce..