21.7.07

Kendi sesinden korkan aslan!


Bir varmış, bir yokmuş; hem varmış hem yokmuş, ormanda seçim varmış. Seçim pazar günü yapılacakmış. Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de ormanda yaşayan kuşları, tavşanları, akrepleri, atları, çitaları, kaplanlar ile kunduzları yani tüm orman canlısını; orman yangınlarına sebep olmadan, demokrasiyi kazaya uğratmadan, cumhuriyetine çarşaf giydirmeden, bölünmesine izin vermeden, hak ve hürriyetler çıtasını yere düşürmeden yönetecek yeni milletvekilleri, yeni başbakan, sonra da cumhurbaşkanı seçilecekmiş.
Bir kıyamet.
Bir şamata.
Bir tantana.
Yüzde 40 diyen sipariş anketler, “bu orman İslamcılar ile laikler kamplaşmasıyla ikiye bölünmüş” diye kapak yapıp “eski aslanı seçin...” gizli mesajı veren dış basın, temmuz sıcağında oy getirsin diye yoksullara dağıtılan kışlık 1 ton kömür, 15 paket makarna, 1 kilo vişne, 1 kilo çilek reçeli, 3 büyük paket çay, 1 teneke peynir, 5 kiloluk sıvı çicek yağı, 2 kutu salça, 6 kilo şeker, 5’er kilo pirinç, nohut, fasulye, mercimek, zeytin, çamaşır, bulaşık deterjanı, banyo ve el sabunları...


***

Bayraklar!
Uçaklar!
Meydanlar!
Derya kalabalık!
Anketlerin en az yüzde 40 oy alır dediği aslan; meydana, derya kalabalıklar önüne çıkmış.
Kükremiş!
Sarsılmış orman!

“Ben sizden oy isteyen 6 oklu yüzücü aslandan ve üç hilalli yağlı urgancı aslandan” daha çok oy alıp iktidara gelmezsem, siyasetten çekileceğim” diye meydan okumuş.

Yer sallanmış.
Gökyüzü selama durmuş.
Ormanın tüm canlıları; ” demokrasimizde beyaz ihtilal oluyor, partilerin başında başarısız lider aslanlar oligarşisi son buluyor, “ampulcü aslanımız rest çeken ve iktidar olamazsam çeker giderim diyen kükreyişle” siyasetin seviyesini yükseltiyor diye sevinmişler, el çırpıp alkışlamışlar. 6 oklu yüzücü aslanla yağlı urgancı aslanın da bu kükreyen ampulcü aslanın restini görmesini beklemeye koyulmuşlar.


***

Akşam olmuş.
Güneş batmış.
Orman geceye girmiş.
Daha yatsı olmadan ampulcü aslanın ampulü pırpırlanmaya başlamış, “iktidara gelmezsem çekilirim sözünü” daha tükürüğü kurumadan geri almış.
Kükreyen aslan.
Sesinden korkmuş!
Orman halkı, “yalancının mumu yatsıya kalmadan söndü” diye üzülmüş, dövünmüş, kara kara düşünmüş. Bu ampulcü aslanın “demokrasi konusunda sürekli” yalan söylediğini hatırlamışlar.
Tavşan çok üzülmüş.
Tosbağa kabuğuna çekilmiş.
Kertenkele, kederinden kuyruğunu terk etmiş, deri değiştirmekte zorlanan yılana; “Zaten bu yalancı aslan ampul partisini kurduğu zaman tüzüğe bu partide genel başkan iki seçim dönemi başkanlık yapar, sonra çekilir diye yazmıştı. Çok demokrat bir aslan diye kendini tanıtmıştı. İktidara gelince parti tüzüğünü değiştirdi ve iki dönem başkan olur, sonra çekilir sözünü yalayıp yuttu” diye dert yanmış.

Bir varmış.
Bir yokmuş.
Pazar günü ormanda seçim varmış. Orman halkı; parlamenter demokrasi adı altında hükümetlerin ve onların başı başbakanların; yasama ve yargıya el koyarak, Hitler gibi, Mussolini gibi, Stalin ve Saddam gibi diktatörleştiklerini, partileri birer olgarşik yapı haline getirerek; halkın oy vermesini demokrasinin özü olmaktan çıkartıp “halkın afyonuna dönüştürdüklerini” görmüşler.
Orman afyon etkisinde...
Pazar gününü bekliyormuş...
Necati Doğru, Vatan, 19 Temmuz 2007 20:09