Laikliğin Güvencesi Erdoğan ise...
EĞER televizyonda kulaklarımızla duymasaydık, "Acaba?" diye içimize bir kuşku düşerdi, aslında düşmemesi gerekirdi ya!
Ne diyordu Sayın Tayyip Erdoğan?
"Ne diyorlar? Türkiye laiktir, laik kalacak, diyorlar. Eeee, biz de aksini söylemiyoruz ki!"
Söylüyorsunuz Sayın Erdoğan söylüyorsunuz, ya da söylüyordunuz...
21 Ağustos 2001 günü gazetelerde bir konuşmanız yayımlandı:
"Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye. Yahu bu millet istedikten sonra, laiklik tabii elden gidecek... Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına? Bu ne menem şey!"
SAYIN Erdoğan bunları söyleyen siz değil miydiniz?
Şimdi kalkıp Tandoğan ve Çağlayan'da "Türkiye laiktir, laik kalacak!" diye haykıranlara "Eee biz de aksini söylemiyoruz ki, Türkiye laiktir, laik kalacak, diyoruz!" diyorsunuz...
Belki de diyeceksiniz ki "O zaman öyle diyordum, şimdi böyle demiyorum, değiştim."
İşte burada anlaşamıyoruz, biz sizin değiştiğinize inanmıyoruz, inanmaya da mecbur değiliz.
Bir mahkemenin "türbanla ilgili kararı"nı duyunca "Ulemaya sormak lazım!" diyen siz, laikliğin güvencesi olabilir misiniz?
BAZEN bir konuyu, bu köşenin içinde tam olarak anlatmak mümkün olmuyor.
Geçenlerde "Bu kadınlar kimlerin torunu?" diye yazdığımız yazıyı tam olarak anlamayanlar çıktı.
Evet, biz o yazıda Mayıs 1919'da Halide Edip Adıvar'ın "Sultanahmet Mitingi"ne katılanları anlatan yazının bir bölümünü yayımlamış ve "O gün bağımsızlık için, bugün laik cumhuriyet için" demiştik.
Anlamayanlar olmuş...
Sultanahmet mitingini, bu mitingin niçin yapıldığını bilmeyenler, Halide Edip Adıvar'ın konuşmasını hatırlamayanlar var.
Bu da eğitim perişanlığımızın aynası...
Çocuklara Ankara Savaşı'nda Timur'un ordusunda kaç fil olduğunu öğretiriz de yakın tarihimizin en önemli olaylarını görmeyiz, göstermeyiz.
SULTANAHMET Mitingi, Birinci Cihan Savaşı'ndan sonra emperyalist devletlerin İzmir'i işgal ettirmeleri üzerine yapılmıştır. Türk Ocağı'nın düzenlediği mitinge binlerce İstanbullu katılmış, Halide Edip Adıvar o coşkulu konuşmayı yapmıştır.
* * *
HALİDE Edip Adıvar o gün kürsüde şöyle haykırmıştı:
"Kardeşler, evlatlar, size dünyanın verdiği hükmü dinleyiniz, Avrupalı İtilaf devletlerinin tecavüz siyaseti bazen hıyanetle ve daima haksız olarak Türkiye'ye çevrilmiştir. Eğer ayda ve yıldızlarda da Türkle Müslüman bulunduğunu söyleseler oralara da istila orduları gönderirlerdi. Nihayet hilali parçalamak için ellerine bir fırsat geçmiştir. Bu kararlarına karşı bizi tutacak hiçbir Batılı kudret yoktur. Bu meselede bu insani olmayan karara katılmayanlar da aynı derecede belki daha da mesuldürler. Onların hepsi, insan haklarını ve millet haklarını müdafaa için bir mahkeme kurmuşlar, fakat orada yenilenlerin parçalanması hükmünü vermişlerdir. Türklere günahkâr diyen bu kimselerin kendileri o kadar günahkârdırlar ki okyanusun suları onları temizleyemez.
(....)
Bütün milletlerin haklarını kazanacağı gün çok uzak değildir. O gün geldiği zaman, bayraklarınızı alınız, bu maksat için canlarını veren kardeşlerimizi ziyaret ediniz. Şimdi yemin edin ve beraber tekrarlayın:
Yüreğimizdeki mukaddes heyecan milletlerin hakları ilan edilinceye kadar devam edecektir."
Ne diyordu Sayın Tayyip Erdoğan?
"Ne diyorlar? Türkiye laiktir, laik kalacak, diyorlar. Eeee, biz de aksini söylemiyoruz ki!"
Söylüyorsunuz Sayın Erdoğan söylüyorsunuz, ya da söylüyordunuz...
21 Ağustos 2001 günü gazetelerde bir konuşmanız yayımlandı:
"Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye. Yahu bu millet istedikten sonra, laiklik tabii elden gidecek... Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına? Bu ne menem şey!"
* * *
SAYIN Erdoğan bunları söyleyen siz değil miydiniz?
Şimdi kalkıp Tandoğan ve Çağlayan'da "Türkiye laiktir, laik kalacak!" diye haykıranlara "Eee biz de aksini söylemiyoruz ki, Türkiye laiktir, laik kalacak, diyoruz!" diyorsunuz...
Belki de diyeceksiniz ki "O zaman öyle diyordum, şimdi böyle demiyorum, değiştim."
İşte burada anlaşamıyoruz, biz sizin değiştiğinize inanmıyoruz, inanmaya da mecbur değiliz.
Bir mahkemenin "türbanla ilgili kararı"nı duyunca "Ulemaya sormak lazım!" diyen siz, laikliğin güvencesi olabilir misiniz?
* * *
BAZEN bir konuyu, bu köşenin içinde tam olarak anlatmak mümkün olmuyor.
Geçenlerde "Bu kadınlar kimlerin torunu?" diye yazdığımız yazıyı tam olarak anlamayanlar çıktı.
Evet, biz o yazıda Mayıs 1919'da Halide Edip Adıvar'ın "Sultanahmet Mitingi"ne katılanları anlatan yazının bir bölümünü yayımlamış ve "O gün bağımsızlık için, bugün laik cumhuriyet için" demiştik.
Anlamayanlar olmuş...
Sultanahmet mitingini, bu mitingin niçin yapıldığını bilmeyenler, Halide Edip Adıvar'ın konuşmasını hatırlamayanlar var.
Bu da eğitim perişanlığımızın aynası...
Çocuklara Ankara Savaşı'nda Timur'un ordusunda kaç fil olduğunu öğretiriz de yakın tarihimizin en önemli olaylarını görmeyiz, göstermeyiz.
* * *
SULTANAHMET Mitingi, Birinci Cihan Savaşı'ndan sonra emperyalist devletlerin İzmir'i işgal ettirmeleri üzerine yapılmıştır. Türk Ocağı'nın düzenlediği mitinge binlerce İstanbullu katılmış, Halide Edip Adıvar o coşkulu konuşmayı yapmıştır.
* * *
HALİDE Edip Adıvar o gün kürsüde şöyle haykırmıştı:
"Kardeşler, evlatlar, size dünyanın verdiği hükmü dinleyiniz, Avrupalı İtilaf devletlerinin tecavüz siyaseti bazen hıyanetle ve daima haksız olarak Türkiye'ye çevrilmiştir. Eğer ayda ve yıldızlarda da Türkle Müslüman bulunduğunu söyleseler oralara da istila orduları gönderirlerdi. Nihayet hilali parçalamak için ellerine bir fırsat geçmiştir. Bu kararlarına karşı bizi tutacak hiçbir Batılı kudret yoktur. Bu meselede bu insani olmayan karara katılmayanlar da aynı derecede belki daha da mesuldürler. Onların hepsi, insan haklarını ve millet haklarını müdafaa için bir mahkeme kurmuşlar, fakat orada yenilenlerin parçalanması hükmünü vermişlerdir. Türklere günahkâr diyen bu kimselerin kendileri o kadar günahkârdırlar ki okyanusun suları onları temizleyemez.
(....)
Bütün milletlerin haklarını kazanacağı gün çok uzak değildir. O gün geldiği zaman, bayraklarınızı alınız, bu maksat için canlarını veren kardeşlerimizi ziyaret ediniz. Şimdi yemin edin ve beraber tekrarlayın:
Yüreğimizdeki mukaddes heyecan milletlerin hakları ilan edilinceye kadar devam edecektir."
* * *
İŞTE, Tandoğan ve Çağlayan mitinglerindeki kadınlar bu yemini eden kadınların torunlarıydı...
O gün bağımsızlık, bugün laik cumhuriyet için yemin ettiler.
Hasan Pulur, Milliyet, 5 Mayıs 2007