karar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.12.06

Iki Saniyede Gonzo

Arada bir gündelik yaşamın koşturması dışına çekilip ‘ben neyi neden yapıyorum’ diye düşünmek iyi oluyor. İnsanın kafası hem rahatlıyor hem de netleşiyor.

Sonunda şunu anladım: İnsanın hayatında anlık kararların, içgüdüsel davranışların önemi hayli fazla. Örneğin ben üzerinde fazla düşünmeden verdiğim kararların, üzerinde uzun uzun düşündüğüm, kılı kırk yararak verdiğim kararlardan çok daha sağlam ve doğru olduğuna inanıyorum. Bir insanla tanıştığınızda ilk saniyelerde onun hakkında verdiğiniz karar, o kişiyi tanıdıkça vereceğiniz karardan daha doğru olabilir. Çünkü bir insanı tanıdıkça, onun hayatta rol yapan suretini tanırsınız aslında. Halbuki ilk tanışmada yakınlaşma olmadığından roller daha az, kişi daha az savunmalı olabilir. Bakmanın ilk iki saniyesinin gücü diyor buna uzmanlar. Bir tür düşünmeden düşünme süreci bu. Aslında insanlar yaşamlarında birçok kararı bu şekilde fazla düşünmeden, bakışın ilk iki saniyesinde veriyorlar. Burada önemli olan ve benim farklı yapmaya çalıştığım şey, o kritik ilk iki saniyede duygularımı yoğunlaştırıp tanıyacağım kişiye veya yapacağım işe konsantre olmayı öğrenmeye çalışmaktır. Bu başarılır ise o ilk iki saniyede yanlış yapma olasığınız da pek kalmaz. Ben büyük komutanların da savaş stratejilerini bu şekilde kurduklarını düşünüyorum ve cesaret denilen şey de aslında budur.

Bir insanın karar verirken göz önüne alması gereken veri sayısı büyüdüğünde yanlış yapılması olasılığı da çok büyür. Bu dediğimin klasik örneği Pentagon’da düzenlenmiş bir meşhur savaş oyununda olanlardır. Oyunun bir yanında hiyerarşilerin dışında bırakılmış, düzenli ordusu bulunmayan ve gerektiği kadar bilgiye sahip olmayan bir komutan vardı. Diğer tarafta ise klasik Amerikan ordusunu temsil eden verilere sahip ve teçhizatlı komutanlar bulunuyordu. Savaş oyununda ilk komutan anlık kararları ile Amerikan ordusuna büyük bir hezimet yaşatmış, Pentagon’da büyük şaşkınlık ve panik yaratmıştı.

Dediğim türde anlık kararlar dünyanın bütün acil servislerinde doktorlar tarafından her gün verilir. Bunlar genellikle doğru olur. Çünkü onlar da ilk iki saniye içinde hastaya konsantre olmayı başarırlar, duygularını ve dikkatlerini bir hasta vaka üzerine yoğunlaştırmayı bilirler.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi alıp yoğunlaşmak isteyenler Malcolm Gladwell’in ‘Blink, The Power of Thinking Without Thinking’ adlı kitabını okumalılar.

Bir de kendime Gonzo’luğu uygun görürüm uzun zamandır. Gonzo’luk kontrol altında tutulan deliliktir ve bir gazetecilik ekolüdür. Gonzo kavramını oluşturan Hunter Thompson deliliğini ortaya çıkarmak için birçok renkli hap alırdı. Sonra da onu yaşar ve aynı serbestlikle yazardı. Ben renkli hapları 25 yıldır filan almıyorum. Deliliğim ise genetik olmalı. Aynı serbestlikte yazamasam da (çünkü ben aklı başında da görünmek zorundayım ne yazık ki...) gerektiğinde iyi bir deli üslubum da vardır ha...

Düşünsenize; hayatta her konuda iki saniyede karar veren bir Gonzo gazeteci, nasıl iyi bir kombinasyon değil mi?

Serdar Turgut, Aksam gazetesi, 30.1.2006