Kazım Mirşan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kazım Mirşan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.9.14

Mirşan’ın ön-Türk kültürünün zaferi


ULUSLARARASI Hititoloji Kongresi münasebetiyle alınmış olan ve tam bir milat teşkil eden kararla:

Türkçe, Hititoloji Kongresi’nde şimdiye kadar uluslararası değerde kabul edilmiş olan yabancı dillerin paralelinde bir kongre dili olarak kabullenilmiş bulunuyor. Bu kararla, dillerin doğuşunda ilk dil olan ön-ata dili Türkçe, nihayet evrensel kültürlerdeki yerini çileler çekerek, çileler çektirilerek sağlam temelinden hiçbir zaman kopmadan almış bulunmaktadır. Tarih boyunca yaşanmış menfi, talihsiz, elde olmayan nedenlerle, çok yönlü türlü bahaneler, inkârlarla Batı uygarlıkları tarafından silinmek, yok edilmek istenmişti.
Fakat Orta ve Üst Asya kişilerinin binlerce ve binlerce yıl çektikleri çileler sonucu doğmuş olan ön-Türk kültürü ve onu içeren ön-Türk dili ve ön-Türk yazısı, zamanın aşımını göğüsleyerek gelişimine devam etmiş, zaman ve mekân’da dev adımlar atarak, tüm engelleri aşarak kıtalara yayılmış, dip kültürü oluşturmuş çok sayıda binlerce yılı geride bırakarak kopmadan günümüze kadar gelen ilk dil ve onun taşıdığı ön-ata kültürü olduğu ortaya çıkmıştır... Kısacası,
bilinmeyen ya da bilinmek istenmeyen mutlak bir değer olarak tarihleri aşmasını bilmiştir.
Uygur Türkü Kâzım Mirşan’ın* ortaya çıkardığı ön-Türk kültürü ile tüm dünya kültürünün yeniden yazılması mutlak gereği ufukta belirmiştir.
Bu ilk bulgularla, kökeninde ön-Türkçe bulunan fakat bu bilgiden mahrum olan dilcilerin yapay temele oturttukları Hint Avrupa Diller Teorisi çökmüş bulunmaktadır. (CNRS, Eylül 2000, bülten No: 386 s. 8)
Bu teoriye dayanarak yapay kültürler yarattığını bilmeyen Batı, bundan sonra ön-Türkçe ve Orta Asya Türkçelerini öğrenerek Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek bilimsel gerçeği karşısındadır. Ve zamanla verecek. Tarihi yeniden yazacaklardır...
Bugün (dün) 30 Ağustos Türk’ün yok edilmek istenen varlığını tüm dünyaya bildirdiği büyük zafer günüdür. Bizler, bu mutlu günde bu kere varlığımızın değerinin kabul edilmiş olduğunu halkımıza bildirmek mutluluğunu yaşıyoruz. Hititoloji Kongresi münasebetiyle bu tarihi kararı almış olan sayın profesörlerimizin milat yaratmış olduklarını tekrarlamak isteriz. Her iki bayramımız da kutlu olsun!
Haluk TARCAN-CNRS-Paris




*ÇORUH Hititoloji Kongresi’ni saygıyla selamlayan Haluk Tarcan, Bodrum’da yaşayan Kâzım Mirşan’ın çalışmalarını şöyle değerlendiriyor:
Tarihin derinliklerinde oluşmuş ön-Türk dili ve uygarlığı bilinmemekte, özelde bu dilin içerdiği bilgilere, genelde ön-Türk kültürüne cahil kalınmaktadır. 1918 doğumlu Uygur Türkü Kâzım Mirşan, kendi araştırmalarıyla bulmuş olduğu petroglif, damga ve yazıtları çözerek büyük bir ön-Türk kültür ve tarihinin varlığını ortaya koymuştur, devam etmektedir. K. Mirşan 41 lehçe ya da Türkçeden oluşan Türkçeyi, Orta ve Üst Asya’da konuşulan 39 Türkçeden 7’sinden başka buna ilave olarak Almanca, kavram halinde İngilizce ve Fransızca, çalışmalarını genişletecek seviyede Rusça, Çince, Sankristçe, Latince vb. bilmektedir. Mirşan’ın ön-Türkler konusunda 40’tan fazla Almanca ve Türkçe yayını vardır. Araştırmacı Servet Somuncuoğlu’nun Çin’in Pasifik Okyanusu kıyılarından Türkiye’de Ege Denizi’ne, İzmir’e kadar çizilen bir hat üzerinde 4 yıl çalışıp 150 bin kilometre kat ederek milyona yakın, kayaüstü resimleri, petroglifler, damgalar ve her şeyin üstünde bulduğu yazıtlarla, ön-Türk kültürü bir kere daha gözle görülür, elle tutulur hale gelmiştir. Somuncuoğlu’nun ‘Taştaki Türkler... Saymalıtaş... Damgaların Göcü (AC Kültür Y. İstanbul 2010, 2011) kitapları bulunuyor.