22.3.10

Köpek olsam...

O bayan elimi sıkarken, heyecanla “Sizi ne zaman görsem aklıma köpek geliyor” demişti.
Zaten okurlarımın bakışlarından bunu her zaman anlarım.
Zamanla ben de değiştim, muhterem karım “Kulakların uzadı sanki” diyor.
Konuklarımızı ağırladığımızda, bir köşeye çekip tembihliyor kimi zaman:
“Konuşurken birisine kızdığında öyle ‘Hırrr’ sesi çıkarman hiç doğru değil...”
“.........?”
“O hanıma pati atman da iyi olmadı...”
“.........?”
O gün çok kızmıştı:
“Gördün mü yaptığını... Adamı ısırdım ne demek?..”

Dünkü Habertürk’ün “Polemik” sayfasında “Köpek giren eve melek girer mi, girmez mi?” tartışması vardı.
Size fantezi gibi gelse de, uygarlığın temel sorunuydu bu...
Malum zihniyet hâlâ “Köpek giren eve melek girmez” diyordu. Allah‘ın özenle yarattığı bir canlıdan, meleklerin kaçmasının en basit akla mantığa dahi sığmayacağını düşünmeden...
“İnsan sağlığı için zararlı” diyordu diğeri.
Her evde en az bir köpeğin bulunduğu İngiltere, Fransa, Belçika gibi ülkelerde ortalama insan ömrü 81 yıl...
Türkiye’de erkek ortalaması 68.8, kadınlar 73.6 sene... Evlerine asla köpek almayan Arap yarımadasında yaş ortalaması 50...
Ve Beyaz Saray’da mutlaka köpek besleyen ABD başkanlarının iki dudağı arasındadır, melekler girsin diye köpekleri kovalayanların kaderleri...

Bence size sığınmış canlılara, bahçenizde-balkonunuzda-evinizde, sizin için en uygun yerde yardım edin...
Başlarını okşayın, onlara yaşama hakkı verin...
Meleklerin, sevgiden merhametten kaçma olasılığı var mıdır?..
Ama insanlar gibi hayvanları da hastalıklardan arındıran tıbbın geldiği yeri görmeyen... Doğaya saygısızlığını, onu yaratana yükleyen... Sevgisizliğine merhametsizliğine melekleri ortak etmek isteyen olduğunda...
Bu sefer ısırmak gelir içimden...

22.03.2010 - Bzkir COSKUN - Hurriyet